kemik.gen.tr https://www.kemik.gen.tr Kemik, Kemik Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, kemik.gen.tr Sun, 25 Oct 2015 00:00:00 +0000 Fri, 24 May 2019 00:00:00 +0000 60 Bel Kemiği https://www.kemik.gen.tr/bel-kemigi.html Sun, 25 Nov 2018 17:05:29 +0000 Bel kemiği, vücudumuzun dayanma ekseni olan, gövdemizin arka ve ortasında bulunan, omurların üst üste gelmesinden meydana gelir.  33-34 omurdan meydana gelir. Gövdede bel kemiğinin bölümleri Bel kemiği, vücudumuzun dayanma ekseni olan, gövdemizin arka ve ortasında bulunan, omurların üst üste gelmesinden meydana gelir.  33-34 omurdan meydana gelir. 

Gövdede bel kemiğinin bölümleri
  • Boyun parçası 
  • Göğüs parçası 
  • bel parçası 
  • sağrı parçası 
  • Kuyruk parçası   
Bel kemiğinin, vücudumuzda çeşitli bölümlerin hareket etmesinde ve dengede durmasında önemi büyüktür. Omurun içindeki kanalda sinir sistemimizin bir bölümü olan omurilik vardır. Omur kanalının içinde geçen omuriliğin bulunduğu yere omurilik kanalı denir. Omurlar, gerek omur gövdesiyle gerekse de omur kavislerinden kaynaklanan eklem çıkıntılarıyla birbirlerine eklenmiştir. İçerisinde yastıkçıklar dediğimiz diskler omur gövdelerinin birbirine olan sürtünmelerini azalttığı gibi, omurlara binecek olan yükünde yumuşatılmasına yardımcı olur. Omur kemikleri eklemlerin dışında kaslar ve bağlarla birbirlerine tutunur. Her omur arasında delikler vardır. Bu deliklerden omuriliğe gelen ve omurilikten çıkan omur sinirleri geçer. Omurlarda bulunan Kemik dokusu, eklemler, kıkırdak dokusu ve sinirler çeşitli nedenlerle zorlanabilir. Bu zorlamalar bel ağrılarına sebep olur. 
Bel Kemiği
Vücudumuzun dengede durmasını sağlayan bel kemiği içinde bulunan omurlar arasındaki disklerde hareket ettiğimiz zamanlarda sıkışmalar yaşayabilir. Bu sıkışmalar dengeli eğilme, doğrulma, oturma işlemlerini gerektiği gibi yapmadığımız durumlarda şiddetli ağrılara neden olur. En başta bel kayması diye halk dilinde adlandırdığımız fıtık rahatsızlığı gelir. Sağlıklı bir vücut için bedenimizi hareket ettirirken omurlarımız arasındaki disklerin sıkışmasına engel olacak şekilde dik oturma, egzersiz yapma, eğilirken dizlerimizi bükerek eğilme, sabah yataktan kalkarken dengeli yana dönerek dikkatli kalkma çok önem arz eder.
]]>
Kafatası Kemikleri https://www.kemik.gen.tr/kafatasi-kemikleri.html Mon, 26 Nov 2018 13:00:24 +0000 Kafatası Kemikleri, Kafatası kendine özgü yapıya sahip oldukça sert kemik yapısı sistemi elemanlarındandır. Beyni çevreleyerek güçlü ve sert kemik yapısı sayesinde kurumaktadır. En önemli görevi budur. Kafatası kemikleri s Kafatası Kemikleri, Kafatası kendine özgü yapıya sahip oldukça sert kemik yapısı sistemi elemanlarındandır. Beyni çevreleyerek güçlü ve sert kemik yapısı sayesinde kurumaktadır. En önemli görevi budur. Kafatası kemikleri sekiz farklı kemikten oluşmaktadır. Kemiklerin birleştikleri bölümle girintili çıkıntılıdır. Kafatası kemikleri omurgalı canlılarda başın şeklini belirleyen üst bölümde içerisinde bulunan organları dış etkenlere karşı korumaktadır. kafa tası iskeleti yüz iskeleti ve kafa tası iskeletinden oluşmaktadır. Kafatası iskeletinde iki şafak kemiği, bir kalbur kemiği, iki yan kafa kemiği, bir alın kemiği, bir art kafa kemiği ve bir temel kemik bulunarak toplamda sekiz kemik yapısına sahiptir. Kafa tasında bulunan omurilik ve sinirlerin çıkması için yapı itibari ile delikler bulunmaktadır. Kafa tası kemikleri iki bölümde bulunurlar; Birincisi sinir sisteminin ev sahibi olduğu kemikler. İkincisi ise yüzü oluşturan kemiklerdir.

Kafatasında bulunan kemikler

  • Os frontela (alın kemiği)
  • Os parietale(duvar kemiği)
  • Os occiplate(atrt kafa kemiği) 
  • Os sphenoidale(temel kemik)
  • Os temporale(şakak kemiği)
  • Maxsilla (üst çene kemiği)
  • Mandibula (alt çene kemiği)
  • oz zygomaticum (elmacık kemiği)
  • Os nasale (burun kemiği)
  • Os lacrimale (gözyaşı kemiği)
  • Os ethmoidale (kalbursu kemik)

Kafatası Kemikleri

Kafatası kemiklerinin görevleri

Kafanın şeklini belirleyen içerisinde bulunan organları korur. Ayrıca beyni ve beyinciği koruyan kulak, göz, burun organlarını yerleştiği yassı kemiklerden oluşan bölümdür. Kafatası kemikleri içerinde bulunan kemiklerden sadece alt çene kemiği hareket kabiliyetine sahiptir. Diğer kemikler hepsi birbirlerine kaynatılmıştır.

]]>
Kemik Metastazı https://www.kemik.gen.tr/kemik-metastazi.html Mon, 26 Nov 2018 19:42:39 +0000 Kemik Metastazı, Kemik metastazı prostat, meme, böbrek kanseri gibi kanser türlerinin kemiklere yayılmasıdır. Metastazın kelime anlamı da yayılımdır. Kemik metastazlarının en fazla görüldüğü yerler omurga, pelvis, kal Kemik Metastazı, Kemik metastazı prostat, meme, böbrek kanseri gibi kanser türlerinin kemiklere yayılmasıdır. Metastazın kelime anlamı da yayılımdır. Kemik metastazlarının en fazla görüldüğü yerler omurga, pelvis, kalçanın etrafı, bacağın üst tarafı ve kolun üst tarafı, kaburga kemiği ile kafatası kemiğidir. Kemik metastazı el ve ayaklarda ise daha nadir olarak görülebilmektedir.

Özellikle meme ve prostat kanseri hastalarının her üç yayılım görülenden ikisinde kemik metastazı görülmektedir. Yine, böbrek, akciğer ve tiroit kanseri hastalarının da her üç yayılımından bir tanesinde kemik metastazı görülmektedir.

Kemik Metastazının Belirtileri

Kemik metastazının belirtileri her hastaya göre farklılık göstermekte, hastaların bazılarında ise hiçbir belirti görülmeyebilir.

Kemik metastazı hastalarında görülen bazı belirtiler şu şekildedir;

  • Kişinin kemiklerinin kolay kırılabilir olması
  • Kişinin hareket etmesi esnasında zorluk yaşaması
  • Kişinin vücudunun hemen her yerinde ağrı hissetmesi

Kemik metastazı olan hastalarda yapılan testler sonunda görülen bulgular ise şu şekildedir;

  • Kişide yüksek değerde kalsiyum görülmektedir.
  • Kişinin kemik iliğinde bozulma meydana gelmiştir.
  • Hastada en çok görülen belirtiler kemik ağrısı, kolay kırık olması ve omurilik basısıdır.

Kemik Ağrısı: Hastaların genel olarak ilk fark ettikleri bulgu kemik ağrısıdır. Kemik ağrısı Kanser hücreleri kemik üzerinde çoğalır ve sinirlere baskı uygulamakta, bunun sonucunda da kemik ağrısı meydana gelmektedir.  Bu durum kemiğin yapısına zarar vermekte ve kemiklerin yapısını zayıflatmaktadır. Kemik metastazı olan yer ya da bu yerin çevresinde ağrı olabilmekle birlikte bu ağrı her bölgeye göre farklı olabilmektedir.

Kemik ağrısının kemik metastazından başka hastalıklarında belirtisi olabileceği bilinmeli ve bu durumda öncelikle bir doktor ile görüşülüp muayene olunması gerekmektedir.  

Kırık: Kemik metastazı kemiklere verdiği zarar sonucunda kemiklerin zayıflamasına ve kolay kırılabilir hale gelmesine sebep olmaktadır. Zayıflama soncu kemik kırıklarına patalojik kırıklar denilmektedir. Kemik metastazı olan hastaların yaşamlarında her zaman yaptıkları işlerde çok daha dikkatli davranmaları gerekmektedir. Ayrıca bu hastalara özel bakım gerekir. Bu hastaların yapabileceği ve yapamayacağı şeyler doktoru tarafından belirlenir. Kemik metastazı olan hastaların daha çok kol ve bacaklarının uzun olan kemikleri ile omurga kemikleri kolay kırılma riskine sahiptir. Ayrıca bu hastaların bazılarında bel kısmında aniden giren şiddetli ağrı da kırılma belirtisi olabilmektedir. 

Omurilik Basısı: Yayılma gösteren tümörün omurga üzerine yerleşmesi halinde tümör omuriliği sıkıştırır ve bunun sonucunda bası oluşur. Omurilik basısı oluşması halinde hasta sırt ağrısı çekebilmekte, yürüme esnasında zorlanmakta ve ağrı hissi duyabilmektedir. Bunun yanı sıra, hastanın bacakları güçsüzleşebilmekte, uyuşabilmekte, bağırsak ve mesane ile ilgili sıkıntılar ortaya çıkabilmektedir. Omurilik basısı olması halinde bazı durumlarda ilk belirti hastanın idrarını yaparken zorluk çekmesidir. Bunun sebebi mesaneyi omurilik sinirlerinin kontrol ediyor olmasıdır.

Yüksek kalsiyum değerleri (hypercalcemia)

Kanserin kemik üzerinde kalsiyumun fazlalaşmasına sebep olması halinde hastada iştahsızlık, sürekli susama durumu, midede bulantı ve kendini sürekli olarak yorgun hissetme gibi belirtiler görülebilmektedir.

Bu belirtilerin yanı sıra, kemik metastazı olan hastalarda nefes darlığı ve anemi gibi belirtiler de görülebilmektedir. Bu belirtiler genellikle kimyasal tedavi gören hastalarında ya da ışın tedavisi gören hastalarda görülmektedir.

Kemik Metastazı

Kemik iliğinde meydana gelen hastalıklar

Kanserli olan bir büyüme ya da verem gibi bir mikrop kapma sonucu normal olan yani sağlıklı kemik iliği yerini artık kaybedebilir ve bunun neticesinde ise alyuvar, akyuvar ile kan pulcuklarının seri üretiminde bir düşüş meydana gelebilir. Bunun yanı sıra, kemik iliğinde yer alan kan hücrelerini oluşturan kanserleri de görülmektedir bunlar lösemilerdir.

Kemik iliğini meydana getiren bir rahatsızlığın ya da hastalığın tanısı koyabilmek için sıklıkla bir kemik iliği muayenesi yapılması şarttır. Bu işlem sırasında lokal anestezi ya da genel anestezi ve de ilium kemiğinin içinde yer alan kristasından bir iğne desteğiyle örnek alınır. Bir bacak kemiğinde ise yaklaşık olarak ortalama 440 milyara yakın hücre bulunduğu bilinmektedir.

Radyasyon ya da kemoterapi kemik iliği oluşumu sırasında hızla bölünmekte olan yapıları da ister istemez öldürür ancak bağışıklık sisteminin de gerilemesine de neden olur. Radyasyon hastalığının meydana gelmesinde ortaya çıkan belirtilerinin birçoğu kemik iliğinin hasar görmüş olmasından ötürüdür.

Kemik iliği bağışı ve nakli

Bir bireyden hematopoetik kök hücreler alınarak bunları başka bir bireye, ya da ilerisi için aynı bireye aktarmak mümkün olabilir. Eğer verici ile alıcılar birbirine uyumlu iseler aktarılmış olan hücreler kemik iliğine doğru göç edip kan hücreleri de üretmeye başladığı görülebilir. Kök hücreler sıklıkla ya ilium tepesinden yapılacak olan genel anestezi sayesinde alınır ya da  kök hücrelerin kemik içerisinde]]> Ayak Kemiği Çıkıntısı https://www.kemik.gen.tr/ayak-kemigi-cikintisi.html Tue, 27 Nov 2018 17:35:23 +0000 Ayak kemiği çıkıntısı, en fazla ayak baş parmağında meydana gelmektedir. Kendini baş parmakta ağrı, şekil bozukluğu, deformite gibi belirtilerle gösteren ve kişinin günlük yaşam kalitesini düşüren bir sorundur. Çoğunluk Ayak kemiği çıkıntısı, en fazla ayak baş parmağında meydana gelmektedir. Kendini baş parmakta ağrı, şekil bozukluğu, deformite gibi belirtilerle gösteren ve kişinin günlük yaşam kalitesini düşüren bir sorundur. Çoğunlukla ayakkabı seçiminde yüksek topukluları ve sivri burunlu olanları tercih eden kadınlarda, 40-50 yaşlarında ortaya çıkar. Alınan önlemlerle belirtilerin azaltılması mümkün olsa da, kesin tedavi için cerrahi girişim yapılması gerekir. Ayak kemiği çıkıntısı aynı zamanda yürüme güçlüğüne, her ayakkabıda sorun yaşamaya, bazı ayakkabı modellerinde çok rahatsızlık hissedilmesi gibi sorunların yaşanmasına da sebep olabilir. Bu sorunun temel sebepleri hatalı ayakkabı tercihi olarak görülse de,  gebelikte ortaya çıkan hormonal dengesizlikten ayak bağlarında ortaya çıkan gevşeme de buna sebep olabilir. Ayrıca kas sorunları, düztabanlık, felç, serebral paralsi gibi bazı nörolojik sorunlarda ayak kemiği çıkıntısına yol açabilir. Bu soruna ailesel yatkınlıkta sebep olabilir. Rahatsızlık erken dönemde teşhis edilir ve ameliyatla tedavi edilirse, oldukça başarılı sonuçlar alınır. Tedavi gecikir ya da ihmal edilirse, eklemlerde kireçlenme, bozulma gibi sorunlar yaşanabilir. Ayak sağlığınız için bunu ihmal etmemelisiniz.İlerledikçe dayanılmaz ağrılara yol açan ayak kemiği çıkıntısının en kısa sürede tedavi edilmesi gerekir. Oluşmasını önlemek için ayakkabı tercihlerinizde dikkatli olmalısınız.


Ayak kemiği çıkıntısı nasıl tedavi edilir

Tedavide ilk amaç hastadaki ağrının dindirilmesi ve rahatlama sağlanmasıdır. Uygulanan ilaç tedavisi tek başına etkili olmaz. Mutlaka tedaviyi desteklemek için, hastanın ayakkabılarını yüksek topuklu ve sivri burunlu olanlardan seçmemesi gerekir. Rahat kalıpta olan ayakkabılar seçilmeli, gece ağrının azalması için parmak arasında silikon makaralar konulmalıdır. Rahatsız edici ayakkabılarla uzun süre ayakta kalınmamalıdır. Bu önlemlere rağmen ağrı önlense de, ayaktaki deformite engellenemez. Devamlı hale gelen ağrıların daha fazla rahatsızlık vermemesi için, cerrahi müdahale yapılarak sorundan kurtulmak gerekir.

Ayak Kemiği Çıkıntısı
Ayak kemiği çıkıntısı için yapılan ameliyat yaklaşık bir saatte tamamlanır. Hastaya genel ya da lokal anestezi verilerek, yapılan ameliyat sonucunda ayaktaki deformite kalıcı olarak tedavi edilir. Sadece % 1 oranında tekrarlama riski olur. Ayak kemiği çıkıntısı farklı türlerdedir. Bu nedenle öncelikle çıkıntının eklemden mi, kemikten mi kaynaklandığı tespit edilmelidir. En fazla parmak ve tarak kemiğinin eklemleştiği alanda çıkıntı meydana gelebilir. Ameliyatta ayakta küçük bir kesi açılır. Çıkıntı yapan kemik yerinden kaydırılır ve düzgün bir yüzey haline getirilir. Kemik kaydırıldığı yerdeki kemiğe vida yardımıyla sabitlenir. Bu şekilde kullanılan vida vücutta kalır. Ameliyatın sonunda hastada rahatlık olması için, genellikle ayak alçıya alınır. Hastanın iki ayağında birden kemik çıkıntısı olursa, aynı ameliyat içinde sorun giderilir. Hastalar ayakta farklı bölgelere yapılan lokal anestezik iğneler sayesinde acı duymadan operasyon gerçekleştirilir. Bu etkiler ameliyattan sonra da hastanın ağrıdan fazla etkilenmemesine neden olur.

Ayak kemiği çıkıntısı ameliyatında iyileşme süreci

Ameliyattan sonra hastalar bir gün kadar hastanede gözlem altında kalır. Operasyondan sonraki günde hasta rahatlıkla yürüyebilir. Eğer ayak alçıya alınmışsa, bunun 4 hafta kadar ayakta kalması gerekir. Fakat ayak alçısında topuk kullanıldığı için, hastanın yürümesinde, günlük aktivitelerinde sorun yaşanmaz. Alçıdan sonra ayakta şişkinlik oluşacağından, hastaların 2-3 ay normal ayakkabı giymesinde sorun yaşanır. Bu dönem rahat ayakkabılar tercih edilmesi iyi olur. Çalışanlar işleri hafifse, bir hafta on gün içinde işlerine başlayabilir. Bundan sonraki süreçte sıkı ve yüksek topuklu ayakkabılar mümkün olduğu kadar giyilmemelidir.
]]>
Ayak Kemikleri https://www.kemik.gen.tr/ayak-kemikleri.html Wed, 28 Nov 2018 08:32:04 +0000 Ayak kemikleri, ayak iskeletinin her birinde ayrı olarak toplam 26 adet kemik bulunduğu bilinmektedir. Ayaklar bedenin en altında yer alan, yürümeyi, dik bir şekilde durmayı ve bedenin durum değişimlerinde dengesini korumayı sa Ayak kemikleri, ayak iskeletinin her birinde ayrı olarak toplam 26 adet kemik bulunduğu bilinmektedir. Ayaklar bedenin en altında yer alan, yürümeyi, dik bir şekilde durmayı ve bedenin durum değişimlerinde dengesini korumayı sağlayan bir organdır. Bedenin ağırlığını taşımaları sebebiyle ve zeminle temas halinde olduklarından, organlarımız arasında fiziksel açıdan en fazla zorluk çeken uzuvlardır. İskelet biçimine rağmen bu kadar fazla olan yükü taşıması bakımından ayakları önemli bir yere getirmektedir.

Ayak iskeletinde bulunan kemik yapıları şunlardan oluşmaktadır.

  • Ayak bileği kemikleri (diğer adıyla Tarsal kemikler)
  • Ayak tarağı kemikleri (Latince adıyla Metatarsal kemikler)
  • Parmak kemikleri (Latince adı Phalanx)

Ayak yapısında üç grup olarak bulunan kemik düzenleri, üzerinde bu kemiklere yapışan kas ve adalelerden meydana geldiği bilinmektedir. Bir ayakta 26 adet kemik, 33 tane kas ve ortalama yüzden fazla bağ bulunduğu araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Yeni doğan bir bebekte ayak iskeleti kemik oluşmayan, kalsiyum yapısına sahip olmayan elastik biçimde ve oldukça yumuşak yapılardan meydana gelmektedir. Bebeklerin ayaklardaki kalsiyum miktarı 10-12 yaşında son bulur. 50 yaşını geçtikten sonra ise, ayak iskelet kemiklerine 2 tane daha ek olarak kemik ilave edilmiş olur. Bu kemiklerde metatarsal adı verilen kemiklere eklenir. Bu durumda artık ayak iskeletindeki kemik sayıları 28 adete ulaşır.

Ayak kemik yapılarının özellikleri

  • Ayak bileği ya da topuk kemikleri: Bu bahsedilen kemikler ayağın arka bölümünde yer alır. Bu kemikler ayak iskeletindeki en kuvvetli olan ve en büyük olan kemiklerdir. Bu kemikler iki düzen halinde toplam yedi kemikten meydana gelir. Bu kemikler topuk kemiği (Latince adıyla calcaneus), kayıksı olan kemik, aşık adı verilen kemik, 3 tane kama kemik ve küpe benzeyen kemikten meydana gelir. Ayaktaki en büyük olan kemik topuk kemiğidir.
  • Ayak tarak kemikleri: Bu bahsedilen kemikler beş adet ince ve uzun kemikten oluşmuştur. Yaşı 50’yi geçmiş olan bireylerin ayağının iç kısmında tarak kemiğinin alt bölümünde iki kemik oluşumuyla beraber toplam yedi adet bulunurlar.
  • Parmak kemikleri: Bu kemiklerde ise baş parmakta iki adet, diğer parmaklarda da üçer tane olmak üzere toplamda 14 tane kemik bulunduğu bilinmektedir. Bu kemiklerin birlikteliği, fonksiyonelliği ve büyüklüğü birbirini bağlar ve kaslar yardımıyla hareket etme işlemi sağlanmış olur. 
Ayak Kemikleri

Ayaklarda yer alan arklar beden ağırlığının zemine gönderildiği önemli oluşumlarda yer almaktadır. Dik bir şekilde duran bir bireyin vücut ağırlığının yaklaşık olarak % 50 si ayak bileği kemiklerine doğru, % 25 i ise ilk tarak kemiği adı verilen kemiğin başına doğru gittiği bilinmektedir. Bu sayede de beden ağırlığı ayakları ağrıtmayacak bir şekilde vede eşit olarak dağıtımı sağlanır. Ayak iskelet biçiminde bulunan kemikler yürüme hareketi sırasında yaylanma işlemini gerçekleştirirler. Bu hareketi yapmaları da eklem kasları adı verilen yapı sayesinde gerçekleştiği bilinmektedir. Büzücü ve açıcı adı verilen kaslar yardımıyla hareketin gerçekleşmesi sağlanır. Büzücü kaslarında en önemlisi ise baldır ikiz adı verilen kaslardır.

]]>
Kaval Kemiği https://www.kemik.gen.tr/kaval-kemigi.html Wed, 28 Nov 2018 15:41:25 +0000 Kaval Kemiği, insan vücudunda baldırın içinde bulunan iskelet kemik yapısının en uzun iki kemiğinden kalın olan kemik kaval kemiğidir. İnsan iskeleti anatomisinde bulunan kemik yapısının kalınlık ve uzunluk bakımından ikinc Kaval Kemiği, insan vücudunda baldırın içinde bulunan iskelet kemik yapısının en uzun iki kemiğinden kalın olan kemik kaval kemiğidir. İnsan iskeleti anatomisinde bulunan kemik yapısının kalınlık ve uzunluk bakımından ikinci sırayı kaval kemiği almaktadır. Kaval kemiği yetişkinlerde şekil itibari ile üç köşeli, üç kenarlı ve üç yüzü bulunan kemik yapısına sahip kemiktir. İnsan vücudunda baldırın ön ve iç tarafında bulunan kaval kemiği vücutta uyluk kemiği ile eklem yapan ve uyluk kemiğinin aracılığı ile iletilen vücut gövdesinin ağırlığını baldır kısmında yalnızca kaval kemiği üstlenen kemik kaval kemiğidir. Kaval kemiği nispeten uyluk kemiğinden ince olmasına rağmen çok salamdır bu yüzden uyluk kemiğinden devredilen gövde ağırlığını yalnız başına taşıyabilecek salamlıkta olan kemiktir. Kaval kemiği yani (tibia) insan vücudunun omurlarında bacak bölgesinde dizin alt kısmında yer alan iki kemikten fibula kemiğinden daha iri, dayanıklı ve sağlam olanıdır omurlarda dizi ayak bileğine bağlayan kemiktir kaval kemiği.

Kaval Kemiğinin Görevleri

Omurgalı canlıların bacaklarında olan kemiklerden bir tanesi de kaval kemiğidir. Omurgalı canlıların bacak bacaklarından dizin altına bulunan iki adet kemikten biridir kaval kemiği büyük olan ve diğerine nazaran daha dayanıklı olan kaval kemiğidir. Aynı zamanda bacak iskeletini kamış kemiği ve kaval kemiği oluşturmaktadır. Kaval kemiği iç kamış kemiği ise bacağın dış yanında bulunur. Kaval kemiği üst ucu ile uyluk kemiğinin alt ucu ile de ayak bileğinin Talus kemiği ile eklemleşir. Üst ve dış yanlarında kabarıklık oluşur, bu kabarıkların içte bulunana Kondilus mediali dışta bulunana ise Kondüus lateralis denir.
Kaval Kemiği
Bu kabartılar üst tarafı eklem yüzeyi ile eklemleşir. Lateral kondüin dış ve alt yüzünde eklem yüzeyi bulunur. Bu eklem yüzeyi ise kamış kemiğinin üst ucu ile eklemleşir. Kaval kemiğinin alt ucun iç tarafında İç malleol denilen kemik çıkıntısı bulunur. Bu kemik çıkıntısı ayak bileği iç tarafında deri altından hissedilir. İç malleol n dış yüzü ile kaval kemiğinin alt ucu alt yüzü birer eklem yüzeyi ile kaplıdır. Bu yüzey ayak bileğinin Talus adlı kemiği ile eklemleşir.
]]>
Kemik Tümörü https://www.kemik.gen.tr/kemik-tumoru.html Thu, 29 Nov 2018 02:56:21 +0000 Kemik Tümörü, Öncelikle genel olarak tümör nedir onu açıklayalım. Tümör, vücut hücrelerinin kontrolsüzce bölünerek doku ve/veya organ içerisinde kitlesel bir şekilde büyümeleri sonucu oluşturdukları kitle ve Kemik Tümörü, Öncelikle genel olarak tümör nedir onu açıklayalım. Tümör, vücut hücrelerinin kontrolsüzce bölünerek doku ve/veya organ içerisinde kitlesel bir şekilde büyümeleri sonucu oluşturdukları kitle veya şişliktir. Kemik tümörlerinin bir çoğunda sebep bilinmez. Vücut içerisinde giderek büyüyen ve yayılan tümör bir süre sonra sağlıklı dokuların anormal dokularla yer değiştirmesine ve kemiği zayıflatarak patolojik olarak kırılmalarına neden olurlar. Eğer gerekli tedbirler alınmaz ise saldırgan tümörler, içerisinde geliştikleri organ sisteminde işlevsel olarak yetmezliklere ve hatta tüm vücut metabolizmasını etkileyerek yaşamı tehtid edebilir.

Kemik tümörlerinin bir çoğu iyi huyludur. Bazıları kötü huylu olabilmektedir. Nadiren stres kırığı, enfeksiyon ve diğer tümör dışı durumlar tümöre benzer şekilde davranış gösterebilirler. İyi huylu olanları yaşamı tehdit etmezlerken kötü huylu olanları ise vücuda dağılarak metastaz oluşturabilirler. Metastaz ; kanserli hücrelerin bulundukları dokunun dışarısına doğrudan veya kan/lenf yolu ile sıçramalarına metastaz yani yayılma denir. Kemikte başlayan kanser ile vücudun herhangi bir yerinde başlayıp kemiğe yerleşen kanser birbirinden farklıdır. Tümör gelişimi ve hasar verme oranı tümoral hücrelerin biyolojik davranışlarına bağlıdır. Bazı kemik tümörleri tesadüfen yakalanabilirken bazı tümörler ise hastayı rahatsız eden pek çok belirtiye neden olabilir. Kemik tümörlerini iyi ve kötü huylu olarak ikiye ayırabiliriz.

Kötü Huylu (Malign) Kemik Tümörleri

Metastatik : Kemiğe vücudun başka yerlerinden sıçrayan kötü huylu bir tümördür. Hasta kişiler sıklıkla istirahat ile geçmek bilmeyen ağrı yada patolojik kırık şikayetleri ile hastanelere başvururlar. Akciğer ve meme kanseri, prostat gibi kemiklere en sık metastaz yapan kanser türlerinden bazılarıdır.

Multipl Miyelom : En sık görülen kemik kanseridir. Kemik iliğinin kötü huylu tümörüdür. Yılda her bir milyondan 20 kişinin ölümüne neden olduğu görülmektedir. Genellikle 50-70 yaşları arasında görülür ve herhangi bir kemikte meydana gelebilir.

Osteosarkom : İkinci olarak sıklıkla görülen kemik kanser türüdür. Çoğunlukla ergenlik zamanlarında ve diz bölgesinde meydana gelen Osteosarkom her yıl bir milyon kişiden 2-3 üçünde görülmektedir. Ender olarak omuz ve kalça bölgelerinde görülebilir.

Ewing Sarkomu : Genellikle 5-20 yaşları arasında görülür ve geniş yumuşak doku kitlesi ile kemik hasarı meydana getirmektedir. Vücutta en sık olarak üst ve alt eksstremite, kaburga ve pelvis kemiklerinde görülmektedir.

Kondrosarkom : Genellikle 40-70 yaşları arasında, kalça bölgesi, omuzda kitle ve pelvis ile meydana gelen bir tür kemik tümörüdür.

Kemik Tümörü

İyi Huylu (Benign) Kemik Tümörleri

Genellikle görülenler şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Basit Kemik Kisti
  • Osteokondrom
  • Enkondrom
  • Non-osssifying Fibroma
  • Fibröz Displazi
  • Dev Hücreli Tümörler

Kemik Tümörünün Belirtileri Nelerdir

Kemik tümörüne sahip bir çok hastada görülen ağrı sıklıkla künt ve süreklidir. Aktivite ile alakası olmayıp istirahat zamanlarında da devam eder ve genellikle gece kötüleşir. Travma nedeni olmaması ile birlikte travma sonrasında ağrılar artmaktadır. Patolojik kırık kemikler de görülür ve bu da ağrıyı artırmaktadır. Bazı kemik tümörleri ateş ve gece terlemelerine neden olurlar.

Nasıl Tedavi Edilir

İyi Huylu Kemik Tümörlerinin Tedavisi

Tümör tipine ve hasta yaşına göre değişiklik göstermesiyle birlikte bir çok vakada gözlem yeterlidir. Bazılarında tıbbi tedavi acıyı geçirmektedir bazılarında ise zamanla kendiliğinden kaybolur.

Bazen kemik tümörleri iyi huylu olsalar bile karakter değiştirebilmektedirler. Bunun için kliniklerde gözlem gerekmektedir.]]> Tarak Kemiği https://www.kemik.gen.tr/tarak-kemigi.html Thu, 29 Nov 2018 17:09:29 +0000 Tarak Kemiği, Tarak kemiği vücudumuzda el ve ayak bölgesinde bulunmaktadır. Bu yazımızda ayak tarak kemiği ve el tarak kemiğinin yapısından ve ne işe yaradığından bahsedeceğiz. El Tarak KemiğiHer Tarak Kemiği, Tarak kemiği vücudumuzda el ve ayak bölgesinde bulunmaktadır. Bu yazımızda ayak tarak kemiği ve el tarak kemiğinin yapısından ve ne işe yaradığından bahsedeceğiz.

El Tarak Kemiği

Her bir elde beş adet tarak kemiği bulunmaktadır. Bu tarak kemikleri elin avuç içi kısmının ön tarafa kaktığı durumda dış taraftan iç tarafa birden beşe kadar numaralandırılmaktadır. Tarak kemikleri elde bilek kemiklerinin parmağa doğru olan kısımlarından parmak kemiklerine eklemlenmiş haldedirler.

El tarak kemiklerinde en fazla görülen sorun boksör kırığı ismi verilen kırıktır. Bu kırık elin serçe parmağı ile tarak kemiğinin birbirine bağlı olduğu yerdeki ekleminde meydana gelmesidir. El tarak kemiğinde görülen boksör kırığı herhangi bir yumruk atma esnasında meydana gelebilmektedir. Boksör kırığı elde bulunan tarak kemiğinde diğer kırıklara göre en sık rastlananıdır. El tarak kemiğinde meydana gelen bu durumun ilk belirtisi ağrı, şişme, kızarıklık ve yanmadır. Kesin tanısı ise el filminin çekilmesi ile konulmaktadır. Boksör kırığında kemiklerin birden fazla yerden kırılmış olması halinde kapalı ya da açık ameliyat yapılabilmektedir. Diğer durumlarda ise elin alçıya alınması sonucunda yaklaşık bir buçuk içinde elde düzelme olur. Bunun yanı sıra fizik tedavinin devamı faydalıdır. Tedavinin ardından gelişigüzel ilaç alımı yapılmamalı ve ihtiyaç anında mutlaka bir doktor tavsiyesine başvurulmalıdır.

Ayak Tarak Kemiği

Toplam beş adet uzun ve ince kemikten meydana gelen ayak tarak kemiğinde yaş ilerledikçe iki kemik daha oluşmaktadır ve ayak tarak kemiği sayısı beşten yediye çıkmaktadır. Ayak tarak kemiğine metatarsal kemikler adı verilmektedir. Ayakların her birinde parmaklardaki eklemlere dek uzanan toplam beş adet ayak tarak kemiği yani metatarsal kemik bulunmaktadır. Bu kemiklerden ilki (başparmak) öteki dört kemiğe göre daha kısa ve daha kalındır. Kişi yürürken, koşarken ya da zıplarken vücudun tüm ağırlığı parmak uçlarından tarak kemiklerine geçmektedir ve ayak tarak kemiğinde oluşan sorunların çoğu darbeden veya ayağın mekanik ağırlığı dağıtırken bir sorunla karşılaşmasından kaynaklanmaktadır.

Ayak tarak kemiğinde rahatsızlık oluşmasına sebep olabilecek bazı etkenler yoğun egzersiz veya aktiviteler yapmak ve uygun olmayan ayakkabı tercihidir. Bunun yanı sıra sayılabilecek diğer etkenler ise şunlardır;

Tarak Kemiği

  • Ayak Biçimleri: Bazı ayaklarda taban kavisi daha yüksektir. Bu da ayak tarak kemiğine yükün daha fazla binmesine neden olmaktadır.
  • Çekiç Parmak: Çekiç parmak sorunu genellikle yüksek topuklu ayakkabı tercih eden kişilerde ve normal kalıbından daha ufak ayakkabı tercih eden kişilerde meydana gelmektedir.
  • Bunyon: Kalıtımsal olarak düşünülse de genellikle çekiç parmakta olduğu gibi normal kalıbından ufak ayakkabı tercih eden ve yüksek topuk giyen kişilerde meydana gelmekte ve ayağın başparmağında şişlik ile ağrı oluşmasıyla kendini göstermektedir.
  • Kilo Alımı: Vücudun tüm ağırlığını taşıyan ayaklar aşırı kilo alımı ile daha çok yük taşımak zorunda kalmaktadır.
  • Morton Nöronu: Sinir etrafında var olan lifli dokunun büyümesi sonucunda ayak tarak kemiğinin üçüncü ve dördüncü kemiğinin uç kısımlarında meydana gelmektedir. Bu durumun oluşmasındaki sebep de genel olarak yüksek topuklu ya da normalden daha dar ayakkabı tercih edilmesidir. Bunun yanı sıra, darbe gerektiren sporlar ve koşu da bu duruma sebep olabilmektedir. 

]]>
Kemik Çeşitleri https://www.kemik.gen.tr/kemik-cesitleri.html Thu, 29 Nov 2018 18:26:32 +0000 Kemik Çeşitleri; vücudumuz da bir çok doku vardır. Kemikler de bu dokuların en sert olanıdır. Kemikler bilindiği gibi çok sert bir yapıya sahiptirler ama aynı zamanda da esnek olabiliyorlar. Kemiklerimizin sert olmasının Kemik Çeşitleri; vücudumuz da bir çok doku vardır. Kemikler de bu dokuların en sert olanıdır. Kemikler bilindiği gibi çok sert bir yapıya sahiptirler ama aynı zamanda da esnek olabiliyorlar. Kemiklerimizin sert olmasının sebebi tabi ki de aldığımız kalsiyum ve minerallerdir. Kemikler bebeklerde kıkırdak halindedir. Bu kıkırdaklık bebekte esnekliği ve direnci artırır. Kıkırdak bir müddet sonra kemikleşir. Kemiklerimiz kıkırdak ve bağ dokudan oluşuyor.

Kemiğin Bölümleri
  • Sert kemik
  • Süngerimsi yapıda kemik
  • Kırmızı kemik iliği
  • Sarı kemik iliği
  • Kemik zarı
  • Eklem kıkırdağı
  • Kan damarları
İnsan vücudunda yani iskeletimizde üç çeşit kemik vardır. Bunlar,

İskelet Sistemimizdeki Kemikler

Kısa Kemikler; Omurgada ki kemikler kısa kemiklerdir. El ve ayak parmaklarımızda ki kemikler de kısa kemiklerdir. Bu kemiklerin enleri, uzunlukları ve de genişlikleri hemen hemen aynı kemiklerdir.
Uzun Kemikler; Tahmin edebileceğiniz gibi uzun kemik diyence hemen aklımıza kollar ve bacaklar geliyor. Vücudumuzun hareketini sağlar bu kemikler. Boyları  enlerin den daha uzun kemiklerdir. Sarı ilik ve kemik kanalı vardır bu kemiklerde. Uzun kemikleri dıştan saran kemik zarı vardır, bu zarlar kemiğin enine büyümesini, beslenmesini ve de onarılmasını sağlar.
Yassı Kemikler; Yassı görünümde oldukları için bu ismi almışlardır. Göğsümüz yassı kemiktir. Kafatasımız yassı kemiktir. Kaburgamız yassı kemiktir. Küreklerimiz yassı kemiktir. Enleri ve boyları fazla kalınlıkları ise çok az olan kemiklerdir bunlar. Yassı kemiklerde sarı ilik ve de kemik kanalı bulunmaz. Yassı kemikler de süngerimsi kemik dokusu sıkı kemik dokusunda daha fazladır. İskeletimizin oluşumunda mineraller, vitaminler  ve de genetik faktörler çok etkilidir.
Kemik Çeşitleri

İskeletin Bölümleri
  • Baş iskeleti
  • Gövde iskeleti
  • Üyeler iskeleti olmak üzere üç kısıma ayrılıyor
İskeletin Görevleri
  • Vücudumuzun dik durmasını sağlar
  • Hareket etmemizi sağlar
  • İç organlarımızı korur
  • Vücudumuza desteklik sağlar
  • Vücudumuzun çatısını oluşturur
  • Vücudumuza genel şekli verir
]]>
Kaburga Kemiği https://www.kemik.gen.tr/kaburga-kemigi.html Fri, 30 Nov 2018 12:51:11 +0000 Kaburga kemiği, omurlar ile göğüs kemiği birleşerek göğüs kafesini oluşturan, solda ve de sağda 12 adet olmak üzere toplamda da 24 tane olan ve de yassı kemiklerden olaşan yapının adına denir. Göğsü çepeçevre saran Kaburga kemiği, omurlar ile göğüs kemiği birleşerek göğüs kafesini oluşturan, solda ve de sağda 12 adet olmak üzere toplamda da 24 tane olan ve de yassı kemiklerden olaşan yapının adına denir. Göğsü çepeçevre saran göğüs kafesinin birbirine paralel olan kemiklerinden meydana geldiği bilinmektedir.

Kaburgaların baş kısımları omurga yapısı ile eklem oluşturduğu bilinmektedir. Kaburgalar birbirinin hemen altında bulunan ve arada mesafe olacak bir biçimde sıralandığı bilinmektedir. Gövde kısımları ise öne doğru kıvrılarak aşağıya doğru eğim yaparlar. Kaburgaların gösterdiği yönleri farklıdır, üstteki kemikler alttaki kemiklerden daha az eğimli bir haldedir. Dokuzuncu kaburgada ise eğim oranı ise en fazladır, daha sonrasında da giderek azalır. Birden yedinci kaburga kemiğine kadar uzunlukları giderek artar. On ikiye doğru da azalır. Genişlikleri ise yukarıdan aşağıya doğru gittikçe azalır. İlk iki ile son üç kaburga kemiğinin yapıları diğer kemiklere göre özeldir. Diğer kaburga kemiği türü ise tipik kaburgalar olarak isimlendirilir. Üstteki 7 çift için, göğsün önü kısmında kıkırdakla eklem oluşturarak göğüs kemiğine doğru bağlanır (gerçek kaburgalar olarak bilinirler). 8, 9 ve 10. Çiftler için ise yalancı kaburgalar diye isim verilmiştir, 7. Kaburga kemiğinin kıkırdağı ile buluşurlar. 11 ve 12. Çiftler ise (yüzen kaburgalar olarak adlandırılır) serbest bir biçimde sallanırlar, göğüs kemiği ile herhangi bir bağlantı yapmazlar. Birinci çiftin dışında deri altından kaburga kemiklerinin dış yüzleri kolay bir  şekilde hissedilebilir. Birinci çifti köprücük kemiği tarafından örtülür. Alt ve iç yüzlerindeki yer alan olukta bir adet sinir bulunur. Temiz olan kan damarı ile kirli olan kan damarı burada taşınır.

Kaburga kemiğinin görevi

Bilinen başlıca görevleri arasında karaciğeri, kalbi ve akciğeri mekanik bir biçimde korumak ve destek sağlamaktır. Aynı zamanda soluk alıp verme işleminde diyaframa da yardımcı olduğu bilinmektedir. Bunun yanı sıra kaburgalar, karın kasları ile omuz için oldukça geniş bir taban oluşturduğu bilinmektedir.

Nefes alışı sırasında kaburgalar yukarıya doğru kalkar. Bu yapılmış olan hareket diyaframın hareketi ile birleşerek göğüs boşluğunun oldukça genişlemesine ve bu sayede akciğerlerin içine de burun yoluyla hava dolmasına neden olduğu bilinmektedir. Göğsün genişlemesi durumu; beyin sapındaki bulunan soluk alma merkezinde yer alan sinir yolları aracılığıyla kaburga kaslarına birer sinyal yollaması neticesinde gerçekleşir. Bu kasların da kasılması ile kaburga kemikleri arasındaki mesafe giderek artar. Soluk almadan hemen sonra ise diğer kaburga kasları kaburga kemiklerini tekrardan bir araya doğru çeker ve göğüs kafesini de artık daraltıp soluk vermeyi böylelikle kolaylıkla sağladığı bilinmektedir.

Kaburga kemiklerinin ilik kısımları, bedenin kan meydana getirme sisteminin oldukça önemli bir kısmını içerdiği bilinmektedir. Bu sebepten ötürü de kaburga iliği için, uzun kemik iliklerinin tersine rengi kırmızıdır ve içinde yer alan sarı yağ dokusu ise oldukça azdır.

Kaburga Kemiği

Kaburga kemiğinde meydana gelen hastalıklar

Kaburga kemiğin raşitizm ya da  osteoporoz gibi sistemik rahatsızlıkları, kaburga kemiklerini oldukça olumsuz bir şeklide etkileyebilir. Göğüs kafesinin bilinen esnekliği yaşı ileri olan bireylerde ister istemez gözlemlenen müzmin bir akciğer rahatsızlığı olan amfizem'de giderek azalır. Bu hastalıkta kaburga kemikleri öne doğru ilerleyebilir ve yuvarlak, düz ve sabit bir fıçı biçiminde göğüs kısmı meydana gelir. Göğüs ve karın için uygulanan cerrahide iç organlara daha kolay bir şekilde müdahale sağlamak amacıyla birkaç kaburga kemiğinin bazı parçaları çıkarılabilmeleri mümkündür.

Kaburgalar kırılmaya ve zedelenmeye nispeten oldukça dayanıklı olduğu bilinmektedir. Çünkü konumu sayesinde darbelere karşı koruyucu durumu söz konusudur. Kırıkl]]> Kalça Kemiği https://www.kemik.gen.tr/kalca-kemigi.html Sat, 01 Dec 2018 01:26:59 +0000 Kalça Kemiği, kalçanın ön ve yan bölümlerini meydana getiren iki çift kemikler olarak bilinirler. Kalça iskelet yapısı çok az bir miktar hareket eden eklem kısımları ile bağlar yardımı ile birbiriyle birleşmi Kalça Kemiği, kalçanın ön ve yan bölümlerini meydana getiren iki çift kemikler olarak bilinirler. Kalça iskelet yapısı çok az bir miktar hareket eden eklem kısımları ile bağlar yardımı ile birbiriyle birleşmiş olan dört ana kemikten meydana geldiği bilinmektedir. Bu kemikler ön kısımda symphysis pubis adı verilen bir eklem sayesinde birleşmiştir. Arka kısmıda ise, bu iki kemiğin arasına sağrı kemiği adı verilen bir kemik (Latince adıyla os sacrum) sokulmuştur ve sağrı kemiğinin hemen alt uçunda ise kuyruk sokumu kemiği olarak bilinen kemik (Latince adı os cocyx) bulunur. Kalça kemiği (Latincesi os coxae) bu üç ayrı kemiğin birleşmesi sonucunda meydana geldiği bilinmektedir. Küçük çocuklarda ise bu üç kemik yapısı kıkırdak dokusu yardımıyla birbirine bağlanmış bir haldedir. Büluğ çağına gelindiğinde ise üç kemiği birbirine bağlamayı sağlayan kıkırdak dokusu artık kemikleşir ve kalça kemiğini tek bir kemik durumuna ulaştığını söyleyebiliriz. Erişkin olan bir bireyde bu üç kemik artık birbiriyle tamam anlamıyla kaynaşmış diyebiliriz.

Kalça kemiğinde meydana gelen ağrılar ve rahatsızlıklar

Kalça ağrıları yaşanılan çevrede çok sık rastlanılan ve farklı sebeplere bağlı gelişebilen ağrılar olarak bilinir. Kalça ağrsının tam anlamıyla nerede olduğunun tespit edilmesi ağrının kaynağı ile ilgili oldukça yardımcı olur. Kalça çevresindeki ağrılar ise kalça ekleminin bizzat kendisine ait rahatsızlıklara bağlı olabileceği gibi aynı zamanda kalça etrafı kas, bursa, tendo gibi yumuşak olan doku patolojilerine de etkili olabilir. Yine kalça kemiği dışında bel ya da diz eklemi çevresinde yansıyan ağrılar da kalça kemiklerinde hissedilebilir.

Kalça eklemi için top çukur olan eklem yapısın mevcuttur ve bedenin en büyük eklem türü olarak yer aldığı bilinmektedir. Kalça eklemini kullandığımız esnada yani yürürken ya da koşarken kıkırdak yastıkçıklar da kemiğin soket yani yuva içinde etkin bir şekilde sürtünmesini engel olurla. Ancak yaşla ya da aşırı kullanım sonucunda kıkırdak yapısında hasarlar meydana gelebilir, beraberinde ise kas ya da tendon gibi yumuşak yapıya sahip dokular da zarar görmüş olabilir. Bunun yanı sıra özellikle de kemik erimesi olan bireylerde büyük ya da küçük yaralanmalara da bağlı olarak kalça kemiği kısmında kırık ya da çatlaklar olabilir. Tüm bu sebepler de kalça kemiğinde ağrıya sebep olur.

Kalça kemiği ağrısı  teşhis edilmesi

Kalça ağrısı tanısını koymak maalesef oldukça zordur. Bunun sebebi farklı hastalar yüzünden farklı şeylerin kalça ağrısı diye nitelendirilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu sebepten ötürü kalça ağrısı olan bir bireyi değerlendiren doktorun öncelikle öykü ile fizik muayene tespitleri ile ağrının anatomik temelini bulması ve ardından ağrıdan sorumlu olan patofizyoljik durumu tespit ve teşhis etmesi şarttır. Ağrıyı artıran veyahut da azaltan faktörler aranmalıdır. Yürüme ile birlikte artan, dinlenmekle de azalan bir ağrıda dejeneratif  adı verilen hastalıklar, geceleri oldukça şiddetlenen, hareket ile azalan ağrıda ise inflamatuvar sebepler ilk olarak akla gelmelidir

Kalça Kemiği

Kalça kemiği ağrısı tedavisi

Kalça ağrısının asıl sebebi tespit edildikten hemen sonra konulan tanıya uygun olarak tedavi yapılır. Kalça ağrısı bulunan bir hastanın acilen Fizik Tedavi ile Rehabilitasyon uzmanı olan bir hekime başvurmalıdır.

]]>
Kemik Ağrısı https://www.kemik.gen.tr/kemik-agrisi.html Sat, 01 Dec 2018 10:11:11 +0000 Kemik Ağrısı, kemik ağrısı çocukluktan başlayarak hemen her yaşta görülebilen bir durumdur. Kemik ağrısının bir çok nedeni vardır. Bu nedenlerin neredeyse tamamına yakını tedavi edilebilir ağrılardır. Kemik ağrıların Kemik Ağrısı, kemik ağrısı çocukluktan başlayarak hemen her yaşta görülebilen bir durumdur. Kemik ağrısının bir çok nedeni vardır. Bu nedenlerin neredeyse tamamına yakını tedavi edilebilir ağrılardır. Kemik ağrılarının tedavisi için öncelikle ağrının nedenini doğru teşhis etmek gerekir. Kemik ağrısının nedenini bazen hasta kendisi tahmin edebilir ama uzman bir hekime görünmesi daha iyi olur. Çünkü nadir bile olsa, bazı ciddi hastalıkların da habercisi olabilmektedir. Sonuçta her kesin bildiği kesin bir bilgi var ki, oda sebepsiz ağrı olmayacağıdır. 

Kemik ağrısının nedenleri

Kemik iltihabının neden olduğu ağrılar: Vücuda çeşitli nedenlerle giren bakteri veya mantarlar kemiklere bulaştığı takdirde kemik iltihabına neden olur. Bazende derin yaralanmalar sonucu kemik iltihabı meydana gelebilir. Bu da hasta için dayanılmaz ağrılar demektir. Hasta için son derece tehlikeli olabilen bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde kemiğin kaybedilmesi ile sonuçlanabilir. 

Büyüme nedeni ile meydana gelen kemik ağrıları: 2 yaşından itibaren ergenlik çağına kadar büyümekte olan çocukların özellikle bacaklarında kemik ağrıları görülebilir. Çocuk gelişimini tamamladığında kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Endişe edilecek bir durum söz konusu değildir. Çocuğun gelişimine destek olacak derecede kalsiyum içeren gıdalar tüketmesi yeterli olacaktır.

Kemik erimesi ile meydana gelen ağrılar: İnsan vücudunda bulunan kemikler sürekli yenilenme halindedir. Yaşlanma ile birlikte ölen kemik dokularının yenilenme hızı yetersiz kalınca kemik erimesine neden olur. Erkeklerden çok kadınlarda görülen bir durumdur. Kadınların ilerleyen yaşlarında bu sorunla karşılaşmamak için gençlik yıllarında kalsiyum depolarını doldurmaları gerekmektedir.
Kemik Ağrısı
Kalsiyum ve D vitamini eksikliğinin neden olduğu ağrılar: Dengeli ve düzenli beslenmeye dikkat etmemek ve yeterince güneş ışığına çıkmamaya bağlı olarak görülen kalsiyum ve D vitamini eksikliği kemik ağrılarına neden olmaktadır. En büyük nedeni kalsiyum eksikliği olan raşitizm hastalığı en fazla iki yaşın altındaki çocuklarda görülür. Aynı zamanda D vitamini eksikliği nedeni ile görülen Osteomalazi isimli kalk arasında kemik yumuşaklığı olarak bilinen rahatsızlık ortaya çıkabilir.
]]>
El Kemikleri https://www.kemik.gen.tr/el-kemikleri.html Sun, 02 Dec 2018 08:58:32 +0000 El Kemikleri, Ellerimiz bedenimizin en çok hareket eden organlarıdır. Dokunma, işaretleme ve kavrama gibi bir çok işin üstesinden gelen ellerimiz yaradılış gereği oldukça fonksiyonel bir yapıya sahip olduğu halde, görevini El Kemikleri, Ellerimiz bedenimizin en çok hareket eden organlarıdır. Dokunma, işaretleme ve kavrama gibi bir çok işin üstesinden gelen ellerimiz yaradılış gereği oldukça fonksiyonel bir yapıya sahip olduğu halde, görevini tam anlamıyla yerine getirir ve sağlığından çok fazla ödün vermez. El kemiklerinin görevini yerine getirmesi için özelleştirilmiş bir yapıya sahip olması ellerin önemini ortaya koymaktadır. 

Eller kişinin özelliklerini yansıtan önemli organlardandır. Kişinin sağlığına dikkat edip etmediği, ne iş yaptığı, titizliği ve temizliğe dikkat edip etmediği gibi birçok şey ele bakılarak anlaşılabilir. Ulnar sinir felcinde pençe el görüntüsü ortaya çıkabilir, dev hastalığında elde aşırı büyüme görülebilir.

El kemikleri kavrama için özel olarak DNA'mız tarafından şekillendirilmiştir, buna göre;
  • Elin radial tarafından bulunan başparmak, işaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağının yarısı ile ulnar tarafında bulunan serçe parmak ve yüzük parmağının yarısı tutmak istediğimiz şeylerin tam kontrolünü sağlamak için çok uygundur. El kemikleri stabilize (sabit ünite), atiklik ve güç için en ideal kullanımdadır. 
  • Başparmak kemikleri birinci eklemi, güçlü kavrama, parmağın sağa sola oynaması ve ince ayar için esneklik sağlar.
  • İşaret parmağı kemikleri; bağımsız, güçlü ve esnek kaslar yardımıyla yapacağı işleri tek başına veya baş parmak ile birlikte yerine getirir.
  • Orta parmak kemiği, yüzük parmağı kemiği ve küçük parmak kemiği dördüncü ve beşinci metakarplerin eklemlerinin hareketinden kaynaklanan ivme ile daha iyi bir kavrama işlevi görür.
Başparmağın iki falanks ile oluşması, diğer parmaklar ile karşı karşıya gelmesini önler, kavrama ve tutmanın daha fonksiyonel olmasını sağlar. Avuç içinin aşağı ve yukarı hareketini sağlayan metakarplar avucun dönmesini sağlayarak vidalama, döndürme gibi hareketlerin kolayca yapılmasına olanak verir.

El kemiklerinin kavrama şekli,

Sabit bölüm; metakarp kemiklerden oluşur, buna göre ikinci ve üçüncü metakarp kemiklerine bağlanmış sekiz tane karpal kemik bulunur. Bu karpal kemikler bileğe yakındır. Kavrama aşamasında baş parmak ve işaret parmağına yön verir.

El kemikleri, elin sabitlenmesi ve harekat yeteneği için temel organeldir. El kemiklerinin birbirleri ile temas ettikleri hareketli yerler eklemleri oluşturur. El kemiklerinin eklem yerlerinde kemiklerin birbirleri ile temas eden yerleri kıkırdak dokusu ile kaplıdır.  El kemikleri sırasıyla; avuç içi el sırtı bölgesinde ayak tarak kemiklerine benzer özellikte metakarp kemikleri bulunur. Her el parmak kemiği ile bilek kemikleri arasında bir metakarp kemik bulunur.

El Kemikleri
El ayasını oluşturan el kemik yapısı,

Metakarp kemiklerin el ayasının oluşmasını sağlar. Parmak ucuna doğru el parmak falanks kemikleri başlar. Falanks kemikler metakarplardan itibaren parmak ucuna doğru incelen bir yapıya sahiptir. 

El parmaklarını oluşturan kemik yapısı,

Baş parmak falanks kemikleri iki tanedir, diğer parmaklar üçer falanks kemiğine sahiptir. Metakarp kemiklerden itibaren yerleşim sırasına göre falankns kemikleri;
  • Proksimal falanks,
  • Orta falanks,
  • Distal falanks olarak adlandırılır.
El kemiği hastalıkları nelerdir Osteoartrit (kireçlenme); Bu rahatsızlık kırklı yıllardan sonra ortaya çıkmaya başlar, el kemiği kireçlenmesine kadınlar erkeklere göre  daha yatkındır. Kireçlenme genellikle el kemiklerinin tek ekleminde olsa da, bazen diğer eklemlerde görülür. Hastalık haftalar, aylarca fark edilmeyebilir. Eklemlerde kıkırdak yıkımına neden olur. Devamında el kemik dokularında harabiyet ve ağrı meydana gelir. El hareketlerinin eskisi gibi olmaması el k]]> Köprücük Kemiği https://www.kemik.gen.tr/koprucuk-kemigi.html Sun, 02 Dec 2018 10:19:31 +0000 Köprücük kemiği, (Latince adıyla clavicula), insan anatomisinde yer alan sternum ile kürek kemiği adı verilen yapıların arasında bir nevi köprü görevi gören kemiğe verilen addır. Yetişkin bir bireyde yaklaşık Köprücük kemiği, (Latince adıyla clavicula), insan anatomisinde yer alan sternum ile kürek kemiği adı verilen yapıların arasında bir nevi köprü görevi gören kemiğe verilen addır. Yetişkin bir bireyde yaklaşık olarak ortalama 15 cm boyunda olan bir uzun kemik türüdür. Anatomik durumda yatay olarak yer alan tek uzun kemiktir diyebiliriz.

Köprücük kemiği için boyun ile omzunuz arasında kalan eğri bir kemik olduğunu belirtebiliriz. Kaburgaların üst kısmındaki bu uzun kemik her iki üst kolu da bireyin bedenine bağlar. Aynı zamanda da kolları ve de kürek kemiğini destekleyici bir yapısı bulunmaktadır. Kolunuzun hareket yeteneğini en üst seviyeye çıkarır. Bunun yanı sıra da kolunuzun üst bölümünden gelebilecek olan herhangi bir darbeyi de bedene iletir.

İsmini adından da anlaşılabileceği üzere köprü görevi görmesi sebebiyle köprücük kemiği olarak geçen bu kemiğin isminin asıl etimolojisi incelendiğinde eski Roma döneminden alındığı görülebilir. Roma dönemindeki yapılan kapı anahtarlarına oldukça çok benzemesi sebebiyle köprücük kemiğine bu ad verildiği bilinmektedir. Göğüs kafesinin hemen üst kısmında ve boyun bölgesinin altında yer alan kısım gözle görülebilir bir biçimde kendini gösterdiğini çok rahat bir biçimde anlayabiliriz.

Köprücük kemiği rahatsızlıkları ve ağrıları

Köprücük kemiği ağrısı, sıklıkla spor aktivitelerinin sebep olduğu, bazı durumlarda ise eklem dejenerasyonu, tümörler ya da enfeksiyona sebep olduğu yaygın bir şekilde rastlanan bir durumdur. Dinlenmek ya da hareketsiz bir biçimde tutmak gibi hafif dereceli tedavi yöntemleri ağrıların giderilmesinde de etkili olur.

Köprücük kemiği deri kısmına oldukça yakındır ve yaralanmaya, çatlamaya ve de acı çekmeye müsait bir durumu vardır. Köprücük kemiği çatlakları ve kırıkları en sık rastlanılan kemik yaralanmalı olarak bilinmektedir. Bu ağrılı çatlak ile kırık özellikle futbol oynayan bireylerde, hokey oyuncularında ve de diğer atletlerde sıklıkla görülebilir.

Köprücük kemiği ağrılarından birkaçı şunlardır:

Köprücük kemiği kırığı, Akromiyoklaviküler düzeyde eklem yaralanmaları ile Akromiyoklaviküler Eklem Kireçlenmesi,  Köprücük Kemik İliğinde meydana gelen İltihaplar, Kemik Uçlarında Erime ve diğer sebepleri sayabiliriz.   Bunlardan önemli olan birkaç rahatsızlığı şöyle belirtebiliriz:
Köprücük Kemiği

Köprücük kemiği kırığı

Kırık kökenli ağrıya sıklıkla spor aktiviteleri sırasında omuz üzerine düşmek halinde ya da düşüşün etkisini daha da azaltmak için kolu açarak elin üst kısmına düşmek şeklinde rastlanır. Diğer sebeplerin arasında ise araba kazaları ile direk alınan sert darbeler sayılabilir.

Yeni doğan bir bebeğin köprücük kemiği doğum sırasında kırılabilir. Çocuklarda ya da ergenlerde köprücük kemiklerinin oldukça fazla sertleşmesi sonucunda da kırıklar meydana gelebilir.

Belirtileri: Köprücük kemiğinin kırık sorunu yaşanması, hareket halinde olduğunuz zaman aynı zamanda omuz ile üst göğüste oluşan şiddetli ağrıya sebep olabilir. Kollarınızı hareket ettirmede zorlanabiliriz. Zorlayıcı hareketlerde de çıtlama ya da kayma gibi sesler gelebilir. Ağrı ile birlikte oluşan sıklıkla morarmalar,baş dönmeleri, mide bulantısı, şişlik ve de aşırı hassasiyet olabilir.

Kırılmış bir halde bulunan bir köprücük kemiği için, bebeklerde teşhis edilmesi rahat bir şekilde görülemeyip hissedilmeyebilir. Bu durumda ise bebeğiniz etkilenmiş olan kolunu hareket ettirmekte zorlanabilir ya da bedenin yanına doğru açmakta zorlanabilir. Birkaç günün sonrasında ise kemik iyileşmeye başlayınca artık köprücük kemiği üstündeki çıkıntı görünmeye başlayabilir.

Tedavisi: Kırılmış olan köprücük kemiği ile o kol kesinlikle hareketsiz tutulmalı, omuz için kol askısı ya da özel kıyafetler desteği ile sabitlenmelidir. Köpük]]> Bacak Kemikleri https://www.kemik.gen.tr/bacak-kemikleri.html Mon, 03 Dec 2018 07:14:24 +0000 Bacak Kemikleri, İnsan vücudunun bütün ağırlığını taşıyan bacak kemikleridir. Bacak kemikleri her bir kemikten iki adet olmakla üzere toplamda sekiz adet kemik bulunmaktadır. Bu kemikler;Baldır kemiği Di Bacak Kemikleri, İnsan vücudunun bütün ağırlığını taşıyan bacak kemikleridir. Bacak kemikleri her bir kemikten iki adet olmakla üzere toplamda sekiz adet kemik bulunmaktadır. Bu kemikler;

  • Baldır kemiği 
  • Diz kapağı kemiği 
  • Kaval kemiği 
  • Uyluk Kemiği 

Baldır Kemiği insan iskeletini oluşturan kemik yapısında bacağın alt kısmında bulunan iki kemikten daha uzun ve ince olan kemiktir. Bu kemik vücudun burun ağırlığını taşıyan kaval kemiği kadar sağlam değildir. Baldır kemiği iki bölümdür. Birincisi on-dış bölge burada baş parmak germe kası, ön baldır kası, baldır yan kasları, deri kas siniri ve kaval kemiği sınırı bulunmaktadır. Diğerinde ise art bölge olarak bilinir burada baldır kası ve ayak parmak bükücü kası bulunur. Baldır kemiği ucu diz eklemi ne kadar yetişmez.

Diz Kapağı Kemiği: Diz kapağı kemiği kemik tepesi aşağı bakan üçgen biçimindeki kemiktir. Derinin altında kolayca hissedilmektedir. Arka yüzde ise eklem yüzeyi ile kaplıdır.Uyluk kemiği ucu eklem yüzeyi ile eklemleşir.

Kaval kemiği: Bacakta bulunan uzun iki kemikten kalın olan kemiktir. İnsan vücudu bacak bölgesinde bulunan uzunluk ve kalınlık yönünden uyluk kemiğinden sonra ikinci sıraya kaval kemiği gelmektedir. Kaval kemiği yetişkin bir kişide üç köşelidir. Üç kenarı ve üç yüzü bulunmaktadır. Baldır kısmının iç ve ön tarafında yer almaktadır. Dış arka tarafında ise kamış kemiği (fibula) bulunur. Bulunan bu iki kemikten yalnız uyluk kemiği, kaval kemiği ile eklem yapar. Uyluk kemiği ile iletilen gövde ağırlığı baldırda sadece kaval kemiğine devredilir. Kaval kemiği diğer kemiklere göre daha ince olmasına rağmen yinede çok sağlamdır. Sağlam olduğu için uyluk kemiğinden gelen gövde ağırlığını tek başına taşıyabilmektedir. Ağırlık taşıyamadığı için kamış kemiği kaval kemiğinden çok daha incedir.

Bacak Kemikleri

Uyluk Kemiği: Uyluk kemiği insan iskeletinde bulunan en uzun ve en kaim kemiğidir. Uyluk kemiğinin uzunluğu insan vücut uzunluğunun dörtte biri kadardır. Uyluk kemiğinde alt ve üst kısmında bulunan iki ucu ve bunlar arasında uzanan ve ''Şaft'' olarak bilinen bir gövdesi vardır. Üst uç kısmında dört oluşum göze çarpmaktadır. Bunlar; Uyluk kemiği boynu, uyluk kemiği başı, büyük trokanter ve küçük trokanter şeklindedir. Uyluk kemiği baş kısmı üst uçta yer alan kemiğin iç tarafında, bir kürenin yaklaşık olarak iki bölü üç büyüklüğünde ve üst kısmı eklem yüzeyi ile kaplı olan bir kemik parçasıdır. 

]]>
Çene Kemiği https://www.kemik.gen.tr/cene-kemigi.html Tue, 04 Dec 2018 06:19:37 +0000 Çene kemiği, İnsanlar çene eklemini,  çiğneme, yutma, soluk alıp verme ve konuşma sırasında 1 gün içinde yaklaşık 2 bin defa kullanırlar. Alt çene hareketleri boyun, ve çene kaslarının ortak hareketleri ile oluşurlar.Alt Çene kemiği, İnsanlar çene eklemini,  çiğneme, yutma, soluk alıp verme ve konuşma sırasında 1 gün içinde yaklaşık 2 bin defa kullanırlar. Alt çene hareketleri boyun, ve çene kaslarının ortak hareketleri ile oluşurlar.Alt çene kemiği  yukarı, aşağı, yanlara ve öne doğru hareket edebilirler. Bu düzenin bozulması, çene ekleminde oluşabilecek bir bozukluğun da işareti olabilir. Çene eklemi hastalıklarında en önemli teşhis muayenedir.

Çene Kemiği Ağrıları Neden olur, Nasıl tedavi Edilir

Çenedeki eklem rahatsızlığı yada ağrı olduğu zaman bir  an için sanki çene yerinden çıkacak veya kilitlenecek gibi olur. Çenedeki eklem, kas, lif, disk ve kemiklerden oluşan yapıdır. Bu yapı gerektiği şekilde çalışmadığında çene eklemi bozulur. Hasta ağzını açıp kapatmakta yada  yemek yemekte zorlanır. Bu şikayetler ağrıya sebep olur  çene eklemi kilitlendiğinde ağız açık kalır. Hasta kendi başına ağzını kapatamaz, bir diş doktoru çeneye müdahale ederek eklem başını yerine yerleştirir. Çenedeki  bazen  bilinmedik ağrı sebepleri  ise strese bağlı nedenlerde olabilir.Çene kemiği problemi olan hastalar dişlerini farkında olmadan sıkarlar öncelikle hasta gevşemeli sinir kaslarına zarar vermemelidir.

Tedavisi, yapılan tetikler sonucu ortaya çıkan eklem ağrıları ortodonti  bozuklukları ise ilaçla tedavisi mümkündür. Ancak ağrıların kaynağı bölgeyi tutan  tümörse o zaman yapılacak tek şey cerrahi müdahaledir.
  • Çene Kemiği Erimesi. Diş çekimini takiben implant diş tedavisi uygulanmadığı taktirde çenedeki kemikleri  erimeye başlar.
  •  Diş sıkma veya gıcırdatma alışkanlıkları   yapan hastalar dada çene kemik erimesi  meydana gelir.
  • Dişsiz ağızlarda çene kemiğindeki erimeler daha fazla görülür.
Çene Kemiği
Çene kemiği kırılmaları,  yada çıkığı alt çene kemiğine bağlanan eklemlerde meydana gelen bir yaralanma şeklidir. Aşırı kanama, şişme, kırık görülen bu yaygın belirtilerdir. Ciddi çene kırıklarında çene hareket ettirilemez. Yüzde ve diş etlerinde morarma ve uyuşma çene kırıklarında görülen normal durumlardır.
Çıkık çene kemiği, kırıktan farklı olur kötü şekilde ağrı hissedilir çene gözle  görülür bir anormal durumdadır. Konuşmak oldukça zorlaşır hatta ağızdan salyalar akabilir. Çene yaralanmaları ise acil olarak tedavi edilmelidir.
]]>
Boyun Kemiği https://www.kemik.gen.tr/boyun-kemigi.html Tue, 04 Dec 2018 15:17:30 +0000 Boyun Kemiği, bedenin tüm parçaları göz önüne alındığı zaman vücudun en önemli parçaları arasında önemli bir yere sahiptir. Genel anlamda kafanın dik bir şekilde durması için yardımcı olmaktadır. Boyun kemiği vücut is Boyun Kemiği, bedenin tüm parçaları göz önüne alındığı zaman vücudun en önemli parçaları arasında önemli bir yere sahiptir. Genel anlamda kafanın dik bir şekilde durması için yardımcı olmaktadır. Boyun kemiği vücut iskeleti ile bağlantılı bir yapıya sahiptir. Hareketleri koordine eden bazı kas ve benzeri yardımcılar sayesinde kafada bulunan tüm yükü kaldırmakla yüklüdür. Bu görevi yaparken elbetteki zorluk çekmektedir. Fakat vücudun direncine bağlı olarak kafanın saatlerce havada kalmasına ve dışarıdan gelen tüm baskılara rağmen konumunu bozmaması adına yardımcı olmaktadır.

Boyun kemiği küçük yaştaki çocuklarda fazla gelişmemiştir. Bu sebepten dolayı küçük çocuklar belli bir zaman geçmeden kafalarını havada tutma konusunda pek başarılı olamazlar. Zamana bağlı olarak gelişen boyun kaslarının da yardımıyla bu dengeyi sağlayan çocuklar yaklaşık olarak 6 aylarını doldurduktan sonra bunu başarabilmektedir. Bazı çocuklar ilk doğduğu andan itibaren oldukça hareketli olduklarından dolayı ilk aylarda kafalarını kaldırmaya çalışır. Bazı çocuklar bunu başarmış olabidiği gözlemlenmiş. Fakat bu durum her zaman olumlu bir şekilde sonlamış değildir. Bazı çocuklarda bu yol izlendiği vakit kemik kasları güçsüz olan çocuklarda kemik zedelenmesi, kemik çatlaması ve hatta kemik kırılması olduğu gözlemlenmiştir. Bu durumu önlemek için anne ve babaların oldukça dikkatli ve temkinli davranması gerekmektedir.

Günümüzde boyun ve boyun kemiğiyle ilgili çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bunun en temel faktörü ise yanlış oturma ve aşırı derecede teknoloji kullanımıdır. Yanlış oturma, aşırı bir şekilde bilgisayar, tablet, telefon ve benzeri teknolojik alet kullanımı zamanla boyunda ciddi sıkıntılar oluşmasına ve bunun yanında boynun sahip olduğu anatomik yapının da zamanla değişiklik göstermesine sebep olur. Bu durumun yaşanmaması için öncelikle doğru oturma şeklinin öğrenilmesi ve uygulanması, sahip olduğumuz teknolojik alet kullanımına da dikkat edilmesi gerekmektedir.
Boyun Kemiği
Boyun kemiği ile ilgili ileri bir zamanda ciddi sıkıntılar yaşamamak adına yapılması gereken bazı hususlar mevcuttur. Bunların arasında en önemli ve en çok dikkat edilmesi gereken konu boyun çıtlatmadır. Bu haraketin yapılması ileride kireçlenme, boyun kemiğinin kırılması ve benzeri ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Böyle bir sorun yaşamamak adına boyun masajları yapılması alanında uzman olan hekimler tarafından önerilmektedir. Sağlık her şeyden önemlidir. Bunu unutmamak gerekmektedir ve bu yönde faaliyetler yapılması gerekmektedir. İleri yaşlarda boyun kemiği ve çevresinde sorun yaşamamak adına fizik tedavi veyahut da alanında uzman kişiler tarafından gerekli tavsiyeler alınarak uygulanması gerekmektedir.
]]>
Kemik Erimesi https://www.kemik.gen.tr/kemik-erimesi.html Wed, 05 Dec 2018 10:15:48 +0000 Kemik Erimesi tıbbi dille osteoporoz olarak bilinmektedir. Fakat yaygın olarak ve halk dilinde Kemik Erimesi olarak bilinir. Kemik Erimesi kemiklerdeki kalsiyumun bitmesi ve zamanla kemiklerde deliklerin açılmasıdır. Kemikl Kemik Erimesi tıbbi dille osteoporoz olarak bilinmektedir. Fakat yaygın olarak ve halk dilinde Kemik Erimesi olarak bilinir. Kemik Erimesi kemiklerdeki kalsiyumun bitmesi ve zamanla kemiklerde deliklerin açılmasıdır. Kemiklerimiz yapısı arı kovanına benzemektedir. Kemik Erimesinin başlaması ile kemikler yuvarlak hatlara sahip olmaya başlar ve yavaş yavaş küçülür. Kişide bu eğer uygun zamanda tedavi edilmez ise kişi dış görünüş olarak öne eğiliyormuş gibi bir görüntü kazanır.

Kemik Erimesi çoğunluk olarak kadınlarda görülür. Bu durum erkeklerde de görülmektedir. Fakat Kemik Erimesi vakası %80 civarında dişi bireylerde görülmektedir. Bunun nedenleri ise kadınların çok yaşaması, erkeklerde bulunan testosteronun kemikleri koruması, en önemlisi olan kadınlarda menopoz sonucu yıkımın kemiklerde de etkisi olmasıdır.

Kemik Erimesinin nedenleri aslında bireyin çocukken beslenmesi ile alakalıdır. Çocukken peynir, yoğurt, süt gibi kalsiyum ve mineral içerikli besinler tüketmediklerinde belli bir yaştan sonra kemik erimesi olur. Bu tarz besinleri belli bir yaştan sonra yenmesinin kemiklere çok yararı yoktur. Kemiklerin bir de bol bol güneş görmesi gerekir.

Kemik Erimesinin Belirtileri:
  • Bel ağrıları 
  • Boyun ağrıları
  • Sırt ağrıları
  • Boyunda kasılmalar 
  • Öne doğru eğimli kambur vücut yapısı
  • Vücut yapısında bozukluklar
  • Hastanın kemiklerinde hassasiyet 
  • Halsizlik
Kemik Erimesi görülmesinin nedenleri vardır. Bunlar sigara, alkol vb zararlı maddelerin kullanılması, bu rahatsızlığın ailede birinde görülmesi, büyüme ve gelişme sürecinde kişinin yeterli kalsiyum almaması, hormon eksikliği, bunama gibi rahatsızlıklardan dolayı görülebilir. Kemik Erimesi hastalığı olması konusunda şüphesi olan bu kişiler kesinlikle doktora başvurmalıdır. Kemik Erimesinin tedavileri sadece ilaç tedavileri değildir. Kişinin yaşam koşullarında değişiklik yapmalıdır. 

Kemik Erimesi
Kemik Erimesi Görülen Kişinin Yapması Gerekenler:
  • Egzersiz ve spor faaliyetleri yapılmalı
  • Kişi kilosuna dikkat etmeli fazlalık kilosu varsa vermelidir
  • D vitamini alınmasına dikkat edilmeli 
  • Günlük 20-30 dakika güneş ışığında durulmalı
  • Çarpmamaya ve düşmemeye dikkat edilmelidir.
]]>
Kemik Kırılması https://www.kemik.gen.tr/kemik-kirilmasi.html Thu, 06 Dec 2018 06:57:58 +0000 Kemik Kırılması; bir yerden düşme, bir yere çarpma veya çeşitli darbeler sonucunda  meydana gelen sağlık problemlerinden biridir. Bu durumlar ile karşılaşılmak çok acılı bir süreç olarak bilinir. Kemik kırılması sonucun Kemik Kırılması; bir yerden düşme, bir yere çarpma veya çeşitli darbeler sonucunda  meydana gelen sağlık problemlerinden biridir. Bu durumlar ile karşılaşılmak çok acılı bir süreç olarak bilinir. Kemik kırılması sonucunda çoğu kez çatlaklar meydana gelirken çoğu kez de kemikte parçalanmalar da olabilmektedir. Bazende kırılmalar kendini göstermeyebilir. Kemik kırılması olan yerde ilk etapta, ağrı ve şişlikler meydana gelir. Bu kırılmalar, kendini morluklar ve şişlikler olarak gösterir. Kemik kırılmaları sırasında yapılabilecek bazı işlemler vardır. İlk olarak, kemik uçlarını birbirine doğru gelecek bir şekilde birleştirmek gerekir. Kemik kırılan bölgeyi elimizle yokladığımız zaman çeşitli tıkırtılar hissedilebilmektedir. Bazı durumlarda ise, kırılmış olan kemikler deriyi delerek dışarıya kadar çıkabilmektedir.

Oluşan kırık bir süre sonra, kırılan bölgenin yol açtığı durumuna göre bazı tedavi yöntemleri uygulanır. tedavi durumları bazen çok kolay olmakla birlikte, bazen de çok zor gerçekleşebiliyor. Bu durum, kırılan yere göre de değişimler gösterebilmektedir. Kırık olduğu zaman ilk öncelik acıyı dindirmeye yönelik yapılmaktadır. oluşan acıyı ve çeşitli ödemleri önlemek için ilaç yoluna başvurulabilmektedir. Çoğu zaman bu ilaçlar da fayda vermeyebilir. Bu durumda kırık olan bölgeye sıcak veya soğuk tamponlar yapılabilir. Ayrıca fizik tedavi cihazlarında da hızlı bir şekilde yararlanılabilir. Bu yöntemler kırığın çabuk bir şekilde iyileşmesini sağlamaktadır.
Kemik Kırılması
Oluşmuş olan kırıkların acıları yumuşak doku zedelenmesi ve bir takım çatlaklara göre de değişimler gösterebilmektedir. Açık kırık veya kapalı kırık olarak da ikiye ayrılabilen kırık çeşitleri vardır. Açık olan kırıklarda kırılan kemik ucu deriyi delmiştir ve artık kemik dışarı çıkmıştır. Açık olan kırık türlerinde mikrop kapma olasılığı bir hayli fazladır. Kapalı kırıklar ise, kemik dışarıya çıkmamış ve kendini gösterememektedir. Bütün bunlara ek olarak, kırık çeşitlerinden dolayı oluşan acıları kesmek için bir takım bitkisel yöntemlere de başvurulabilmektedir. Bu yolla da ağrılar dindirilebilir. Ama her şeye rağmen, kırık ilk oluştuğu andan itibaren doktora başvurulması gerekir.
]]>
Kemik İliği Ödemi https://www.kemik.gen.tr/kemik-iligi-odemi.html Thu, 06 Dec 2018 16:54:10 +0000 Kemik iliği ödemi, hastalarda çekilen MR tetkiki sonrasında tanımlanabilir. Bu travmatik sorun kemik dokusunun içine sıvı birikmesiyle meydana gelir. Ancak kemiğin zedelenmesi çeşitli travmalardan, tümörlerden ya da bazı hastalı Kemik iliği ödemi, hastalarda çekilen MR tetkiki sonrasında tanımlanabilir. Bu travmatik sorun kemik dokusunun içine sıvı birikmesiyle meydana gelir. Ancak kemiğin zedelenmesi çeşitli travmalardan, tümörlerden ya da bazı hastalıklardan dolayı olabilir. Bu nedenle kesin tanı yapılması önemlidir.Kemik dokusundaki ödemin belirlenmesi amacıyla kan tahliline başvurulabilir. Orak hücre hastalığı, eklem iltihabı gibi hastalıklarda kemik iliği ödemine bağlı gelişir. 

Kemik iliğinin yapısı esnek olup, süngerimsi bir görünümde olur. Kemiğin içindeki maddenin işlevi yeni kan hücrelerinin üretilmesidir. Kemik iliği ödemi de, vücudun hastalıklara ya da yaralanmalara karşı verdiği savunma amaçlı bir tepkidir. Ödem dendiği zaman, kemik iliği içinde sıvı birikimi akla gelmelidir. Ödemde kemik iliğinde sadece sıvı olursa, buna semptom adı verilir. Yani altta yatan bir rahatsızlık olursa, kemik iliğinde ödem gelişir.

Kemik iliği ödemi niçin olur
  • Kemik zedelenmesi ve mikro kemik kırıkları
  • Değişen stres ve biyomekanik
  • Orak hücreli anemi
  • Gut hastalığı
  • Dejeneratif artrit
  • Kemik iliği sendromu
  • Romatizmal rahatsızlıklar
  • Radyoterapi tedavisi
  • Kompleks yerel ağrı sendromu
  • Lokal cerrahi müdahaleler
  • Tümöral etkenler
  • İlaçlardan kaynaklanan sebepler kemik iliği ödemine neden olabilir.
Kemik iliği ödemi tanısı nasıl yapılır

Kemik iliği ödeminin ağrı yapması ya da ağrısız olması mümkündür. Kemik iliğinde sıvı birikimde etken olan hastalıkların kendine göre farklı belirtileri, yakınmaları ortaya çıkabilir. Eğer ödemin etkisi hafif ağrılarla, tekrarlayan şekilde ortaya çıkıyorsa bu artrit hastalığından, şiddeti fazla oluyorsa, ağrı yapıyorsa bu kemikteki kırıkları işaret edebilir. Kemik iliği ödeminin yerini ve nedenini tespit edebilmek için, hastaya MR manyetik rezonans tetkiki yapılmalıdır. Çünkü görüntüleme tetkikleri yapılmadan, rahatsızlığın tanısı fiziksek muayene yapılarak tespit edilemez.

Kemik İliği Ödemi
Kemik iliği ödemi nasıl tedavi edilir 

Kemik iliğinde ödeme neden olan etkene bağlı olarak farklı tedavi seçenekleri kullanılır. Ödem travmadan kaynaklandıysa, hastanın dinlenmesi ve steroid enfeksiyonlar kullanılması tedavide etkili olur. Eğer kemik kırıklarından kaynaklanan kemik iliği ödemi olursa, bu durumda hastanın cerrahi girişim yapılarak tedavi edilmesi gerekir. Altta yatan etkenin tedavi edilmesi ödemin iyileşmesini sağlayacaktır. Vücut kendini koruma amacıyla meydana getirdiği ödemi giderecektir.
]]>
Burun Kemiği Eğriliği https://www.kemik.gen.tr/burun-kemigi-egriligi.html Thu, 06 Dec 2018 17:59:29 +0000 Burun kemiği eğriliği, burun deviasyonu da denilen, septumdaki kemik eğriliğini ifade eder. Burunda burun deliklerini iki kısma ayıran, ön tarafı kıkırdak doku, arkası kemikten oluşan bir yapı bulunmaktadır. Yapıda gerek geneti Burun kemiği eğriliği, burun deviasyonu da denilen, septumdaki kemik eğriliğini ifade eder. Burunda burun deliklerini iki kısma ayıran, ön tarafı kıkırdak doku, arkası kemikten oluşan bir yapı bulunmaktadır. Yapıda gerek genetik etkenlerden, gerekse doğumda ya da daha sonradan çevresel etkenlerden dolayı sağa, sola kayma ya da kırık gibi sorunlar oluşabilir. Buna burunda kemik eğriliği ya da septum deviasyonu denmektedir. Bazen dışarıdan bile belli olan kemik eğriliği, bazen de görünmeyecek şekilde iç kısımda olur. Burundaki burun boşluklarını iki kısma ayıran septumda eğrilik olması deviasyon belirtisidir.  Bazen kişileri rahatsız etmese de, bazen kemik eğriliği kişilerde burun tıkanıklığı gibi ciddi sorunlara neden olabilir. Hatta burun yapısının dışarıdan gözle görünecek şekilde eğri olmasına neden olabilir.

Burun kemiği eğriliği belirtileri nelerdir

Burun kemiğinde eğrilik kişilerde dil paslanması, tat almada azalma, ağzın kötü kokması, gıcık ve öksürük gibi etkilere neden olabilir. Kişilerin uyku düzeni bozulacağından, sabahları kalkınca yorgunluk hissederler, gün içinde dikkat eksikliği yaşarlar. Gece yattıklarında burun tıkanıklığı nedeniyle ağızdan nefes aldıkları içinde, farenjit oluşumu bakımından daha riskli olurlar. Gecelerin nefes almakta zorlandıkları için, ağızdan nefes alan kişiler soludukları havadaki nemi ve ısıyı ayarlayamaz. Bunlar burun yapısının görevleridir.

Burun kemiği eğriliği hastalarda sinüzit, farenjit, bronşit gibi rahatsızlıkların oluşmasını tetikler. Uzun süreli burun tıkanıklığı ise, gözlerde ağrıya, işitme kaybına, orta kulak iltihabı, gözlerde yaşarma gibi sorunların ortaya çıkmasına yol açar. Hastalar en çok burun tıkanıklığı yaşadıklarından yakınır. Yakınmalar geceleri hastaları daha fazla etkiler. Bu yüzden erken yorulma, horlama, baş ağrısı, geniz akıntısı, öksürük, aksırma gibi sorunlar yaşanır. Nefes almakta bile zorluk çekilir. İlerleyen yaşlarda solunumla daha az oksijen alındığında ise hastalardaki kalp hastalıkları, akciğer sorunları kolay tedavi edilemez, ağırlaşır.

Burun kemiği eğriliğinde hangi tedavi yolları kullanılır

Burun kemiği eğriliği belirli oranda pek çok kişiyi etkiler. Bu kemik tam düz değildir. Ancak kişide fazla rahatsızlığa neden olmadığı takdirde, tedavi edilmesine gerek kalmaz. Genellikle doğuştan itibaren bu eğriliğin bulunduğu kişiler çoğunluktadır. Fakat kemik eğriliği hastanın yaşam kalitesini düşürüyorsa, tedavisi için cerrahi girişime ihtiyaç vardır. Ameliyatla burundaki septum kıkırdağı ve  kemik eğrilikleri kolayca düzeltilir.
Burun Kemiği Eğriliği
Burun kemiği eğriliği ameliyatı lokal ya da genel anestezi altında uygulanır. Burun içine yerleştirilen tamponla operasyon tamamlanır. Eğer dokular düzeltilemezse, bunlar ameliyat sırasında dışarı çıkarılır. Dışarıda düzeltilerek yerine yerleştirilir. Operasyon burun deliklerinden yapıldığı içi, dışarıdan görünen izler kalmaz. Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte, burun kemiği eğriliğini düzeltme kapalı ameliyat olarak yapılabilir.

Ameliyatın yapılması için yüzdeki kemiklerin gelişimini tamamladığı kızlarda 15-16 yaşı, erkeklerde 17-18 yaşları beklenmelidir. Bu zamandan önceki ameliyatlar sadece acil bir durum olduğu zaman yapılabilir.  Burun kemiği eğriliği tedavisinde ilaçların yeri yoktur. Sadece ameliyatla tedavi sağlanabilir. Bu problem erken yaşlarda kişiyi fazla rahatsız etmese bile, ilerleyen yaşlarında solunum sorunlarından dolayı kalp hastalığı riski oluşturabilir.

Burun kemiği eğriliğini düzeltme ameliyatı fazla risk içermez. Nadiren burunda iç kısımda önemli olmayan bir delik meydana gelebilir. Ancak tıbbi bir girişim olduğundan, her ameliyatın komplikasyonları olacağı da dikkate alınmalıdır. Yaklaşık 30-40 dakikada tamamlanan ameliyattan sonra, hastanın burun i]]> Uyluk Kemiği https://www.kemik.gen.tr/uyluk-kemigi.html Fri, 07 Dec 2018 11:00:30 +0000 Uyluk Kemiği ; İnsan vücudunda bulunan iskeletin en uzun kemiğidir. Uzunluğu vücut uzunluğunun yaklaşık olarak dörtte biri kadardır. Uyluk kemiği 3 bölgeye ayrılmış bir kemiktir. Alt uç, üst uç ve bu iki uç arasında uzanan Uyluk Kemiği ; İnsan vücudunda bulunan iskeletin en uzun kemiğidir. Uzunluğu vücut uzunluğunun yaklaşık olarak dörtte biri kadardır. Uyluk kemiği 3 bölgeye ayrılmış bir kemiktir. Alt uç, üst uç ve bu iki uç arasında uzanan şaft adında bir gövde bulunmaktadır. Uyluk kemiğinin üst ucunda dört oluşum bulunmaktadır. Bunlar uyluk kemiği boynu, uyluk kemiği başı, büyük trokanter ve küçük trokanterdır. Uyluk kemiği başı üst uç kemiğinin iç tarafında bulunmaktadır. Tam bir küre olmasa da küreye benzetilmektedir. Üzeri eklem yüzeyi ile kaplı bir kemik parçasıdır. Bu kemik parçası leğen kemiğinin dış yüzeyinde bulunan fasies lunata adı verilen eklem yüzeyi ile birleşmektedir. Bu eklemleşme bacağı üst gövdeyle birbirine bağlamaktadır. Uyluk kemiği boynu ise uyluk kemiği başının hemen dibinden başlar ve onu şafta kadar bağlar. Uyluk kemiği boynuyla şaft arasında oluşan açı yaklaşık olarak 125 derecedir. 

Uyluk kemiği başı ve kalça kemiği arasında olan kalça eklemi adındaki eklemin eklem kapsülü uyluk kemiği boynuna bağlıdır. Büyük trokanter ise uyluk kemiği boynunun şaftla birleştiği yerdeki bölgenin dışında ve arka kısmında bulunan bir kemik çıktısıdır. Küçük trokanter ise uyluk kemiği boynunun alt ucunda ve arka tarafına dönüktür. Arka taraftan alt uca bakıldığı zaman iç ve dış taraflarda birer kabarıklık ve bu kabarıklık arasında bir çukur görülmektedir. İçte görülen kabarıklığa medial kondu, dıştaki kabarıklığa lateral kondu adı verilmektedir. Her iki kabarıklığında üzeri eklem yüzeyi ile kaplanmıştır. Bu kaplanan eklem yüzeyleri de kaval kemiği ile birleşmişlerdir.
Uyluk Kemiği
Kabarıklık arasında bulunan çukura da kondiller arası çukur adı verilmektedir. Kondillerin üzerinde bulunan eklem yüzeyleri alt ucun ön tarafında birleşir ve eklem yüzeyini tek hale getirirler. Bu tek hale gelen eklem yüzeyine de diz kapağı kemiği yüzü denir. Bu oluşan yüz diz kapağı kemiğinin arka tarafında bulunan eklem yüzeyi ile birleşir. Yaşı ilerlemiş bireylerde uyluk kemiğinde kırılmalar fazlasıyla görülmektedir. Çocuklarda da doğuştan kalça kemiğinin çıkık olma ihtimali vardır. Bu durum erkenden görülmezse veya tedavi süresi hemen başlamayıp önemsiz gibi görülürse çocukta ilerleyen zamanlarda topallık gelişir.
]]>
Omurga Kemiği https://www.kemik.gen.tr/omurga-kemigi.html Sat, 08 Dec 2018 06:33:22 +0000 Omurga Kemiği, vücudun ve iskelet yapısının  en önemli kemik yapılarından birisidir. Özellikle de beyinden gelen sinir kanalları buradan geçer. Buda omurga kemiğinin önemini artırır. Omurga kemiği insan vücudunun dik durmas Omurga Kemiği, vücudun ve iskelet yapısının  en önemli kemik yapılarından birisidir. Özellikle de beyinden gelen sinir kanalları buradan geçer. Buda omurga kemiğinin önemini artırır. Omurga kemiği insan vücudunun dik durmasını ve dengeli bir şekilde hareket edebilmesini sağlar. Bunu sağlayan omurga kemiği  içerisinde bulunan özel kaygan dokudur. Omur adı verilen birbirine geçmiş kemik parçalarının birleşmesinden oluşmuş ve ortalama olarak 65-70 santimetre uzunluğa sahip sinirsel bir kemik yapısıdır. 

Omurga kemiği insan vücudunun bedensel hareketlerinin büyük bir kısmını yapabilmesine imkan tanır. Omurga kemiğinin yapısı içerisinde birinci sırayı alan en hayati bölge omuriliktir. Omurilik omurga kemiğinin kafatasının birleşme kısmından bel kısmına kadar devam eden sinirsel kemik yapısıdır. Baş, göğüs ve  karında bulunan tüm organları taşır. Özellikle baş ve gövdenin hareket etmesinde  çok etkilidir. Beyinden gelen siniler bu yapı içerisinden geçer. Bu nedenle omurga kemiği üzerinde bu bölgede meydana gelebilecek herhangi bir sorun kişinin hayatının son bulmasına sebep olabilir. Bu anlamda omurilik ve omurga kemiği aslında bu bölgede sinirleri koruyan bir kalkan gibi görev üstlenmektedir. Omurga böreğinin merkezinde tel görevi gören sinirler, onların dışında koruyucu omurilik zarları, onların dışında da koruyucu omurilik bulunur. En dışta ise disk ve omurlardan oluşan omurga kemiği yapısı bulunur.  Bu şekilde tüm omurgalı canlıların sinirsel yapısını korur. Omurga kemiği birçok vücut işlevini yerine getirir. Her omur grubunun kendine özgü işlevleri vardır. Baş hareketleri boyun omurları sayesinde sağlanır. Başın taşınmasında önemli bir görevi vardır. Sırt omurları kaburgalar ile birleşir. Bu birleşme sonucunda tüm iç organlar dış tehlikelerden korunur. bel omurgaları vücudun büyük kısmının yükünü taşır. Ayrıca bele esneklik katarak bel hareketlerinin yapılmasını sağlar. Sakral omurgaları ise leğen kemiğinin oluşmasını sağlar. Bu şekilde bel omurgaları gibi iç organların korunmasına yardımcı olur. Ayrıca kadın üreme organlarını da korur. 
Omurga Kemiği
Omurga kemiği bütünsel görevi sağlayan ve  bu yapıyı oluşturan 33 önemli kemikten oluşur. Omurga sistemini oluşturan ana kemikler omurlardır. Omurun parçaları omur cismi, lamina, pedikül, faset çıkıntılar, spinoz çıkıntı ve transvers çıkıntıdır. Bu kemikler her zaman bir bütün olarak hareket eder. Omurga kemiği yapısı içerisinde 7 tane boyunda, 5 tane kalçada, 5 tane belde, 12 tane sırtta ve 4 tane de kuyruk sokumunda bulunur. Tüm bu parçalar birleşerek omurga yapısını oluşturur ve vücuda hareket kabiliyeti sağlar. Deride dokunma, yanma gibi sebeplerle oluşan uyarıları önce beyine ve beyinden gelen uyarıları da bu organlara iletir. Ayrıca beyin kabuğunun hareket bölgesinde oluşan istem dışı hareket olarak gelen uyarıları da bu organlara iletir. Ayrıca omurga sisteminde toplan 23 adet disk bulunur. Bu disklerin yapıları omur kemiklerine uyum içindedir. Asıl görevleri omur kemiklerindeki gibi yük taşımak değildir. Bu parçaların devamı niteliğinde olan göğüs kafesi omurga kemikleri üzerinden birleşerek akciğer ve kalbi korur. Bu sebeple omurga kemiği yapısı sadece hareket etmeyi değil, iskelet yapısının doğru bir şekilde oluşmasına olanak sağlar. 
]]>
Kemik Kanseri https://www.kemik.gen.tr/kemik-kanseri.html Sun, 09 Dec 2018 00:48:48 +0000 Kemik kanseri, oldukça tehlikeli olan kanser türlerinden biridir. Kemik dokusu kan damarlarından, yağ dokusu, sinirler, kemik ve kıkırdak içeren bir dokudur. Yapılardaki anormal büyüme kemik kanserinin oluşmasına neden olur. Bu tü Kemik kanseri, oldukça tehlikeli olan kanser türlerinden biridir. Kemik dokusu kan damarlarından, yağ dokusu, sinirler, kemik ve kıkırdak içeren bir dokudur. Yapılardaki anormal büyüme kemik kanserinin oluşmasına neden olur. Bu tümöral dokular kötü huylu olur. Erken aşamada teşhis edildiğinde, daha kolay tedavi edilebilir. Ancak kemik kanseri vücutta uzuv kaybı, yaşam kaybı gibi sonuçlara neden olabilir. Kemik kanseri iki grupta sınıflandırılır.

Kemik kanseri türleri nelerdir

Birincil (Primer) kemik kanseri: Bu tür kanserler kemikte kendi dokusundan kaynaklanır. Bunlarda kendi aralarında ikiye ayrılmaktadır. İlki kötü huylu kanserlerdir. Bu türdeki tümörler hızla büyür ve çevre organlara metastaz yapma eğiliminde olurlar. Diğer türde iyi huylu olan selim kanserlerdir. Yavaş büyüyen tümörlerin metastaz eğilimi olmaz ve ağrıya neden olmazlar.

İkincil (Sekonder) kemik kanseri: Bu tür kemik kanseri başka organlardan metastaz sonucu gelişirler. Kemiğe sıçrayan tümör burada gelişerek, kemik kanserine neden olur. Kemik kanserleri tıpta sarkom şeklinde tanımlanır. Bunlar kaynaklandığı dokuya göre isimlendirilir. Kemik dokusundaki habis kanser ostesarkom, kıkırdak dokudan köken alanlar kondrosarkom, yağ dokudan köken alanlar liposarkom, damardan köken alanlar anjiyosarkom diye tanımlanır.

Kemik kanseri oluşumu neden olur

Kemik kanserinin neden oluştuğu hakkında kesin bilgiler yoktur. Genellikle kanser yapan ajanların bu riski arttırdığı düşünülür. Fazla oranda ışığa maruz kalmak, güneş ışınlarından olumsuz etkilenmek, enfeksiyon ve virüsler, vücutta direncin düşmesine neden olan hastalıklar, sigara alışkanlığı gibi etkenler bunda etkili olabilir. Toplumda her yaşta kişide kemik kanseri gelişebilir.

Kemik kanseri belirtileri nelerdir

Kötü huylu kemik tümörlerinde genellikle bölgede şişlik ve ağrı oluşumu meydana gelir. Bu etkilerin ilerlemesiyle cildin damarlanması ve dışarıdan belli olan toplardamar artışı dikkati çeker. Tümörler iyi huylu olursa, ağrı gibi yakınmalar pek olmaz. Ancak tümörün çevre dokulara yaptığı baskı sonucunda yakınmalar ortaya çıkabilir. Özellikle sinirlere yapılan bası ağrı olarak yansır. İyi huylu tümörler içinde yer alan osteid osteoma denilen tümör türü ise, ağrıya yol açabilir. Yapılan tanı sırasında ağrının şiddeti önemli bir etken olur. Hastanın içtiği aspirinle ağrı geçerse, osteid osteoma tanısı daha rahat konulabilir.

Kemik kanseri tanısı nasıl konur

Kemik kanseri erken aşamada daha rahat teşhis edilebilir. Özellikle erken dönemde meydana gelen ağrılar, ilaçlarla kontrol altına alınamıyorsa kemik kanseri şüphesine neden olabilir. Tanı için kan tetkikleri, hastanın öyküsü, röntgen çekimi, kemik sintigrafisi, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans gibi incelemeler yapılır. Ayrıca kemik dokusuna biyopsi yapılarak, kesin tanı konulabilir. Kemik kanseri kötü huylu tümörler nedeniyle gelişirse, oldukça hızlı bir gelişim gösterir. Tümörün büyümesi tedaviyi güçleştirir. Çünkü tümör büyüdükçe, ameliyatla çıkarılması daha zordur. 
Kemik Kanseri
Kemik kanseri tedavisi nasıl yapılır

Yapılan biyopsi sonucunda kemik kanserinin türü tespit edildiyse, buna uygun şekilde tedavi planlaması yapılır. Özellikle kötü huylu kemik kanserinde tedavi geciktirilmeden başlatılmalıdır. Bu durumda tedavide kötü huylu tümör tamamen çıkarılır. Daha önceden tümörle birlikte çevresindeki dokularda alınırdı. Ancak gelişmelerin ışında, sadece tümörün alınmasıyla tedavi yapılmaya başlanmıştır. Bazı hastalarda cerrahi girişimin sonrasında kemoterapi ve radyoterapi tedavileri de uygulanır. Bu tedaviler cerrahiden önce yapılırsa, tümörün yayılmasına engel olmak içindir.

Kemik kanserinde h]]> Leğen Kemiği https://www.kemik.gen.tr/legen-kemigi.html Sun, 09 Dec 2018 01:08:59 +0000 Leğen kemiği, pelvis de denilen bir kemik adıdır. Bel ve kalça kısmında bulunan kuyruk sokum unun üst tarafında bulunan kaslı bir kemik türüdür. Bacakların ve omurgaların arasındaki bağı oluşturan kemik yapısıdır. Leğen Leğen kemiği, pelvis de denilen bir kemik adıdır. Bel ve kalça kısmında bulunan kuyruk sokum unun üst tarafında bulunan kaslı bir kemik türüdür. Bacakların ve omurgaların arasındaki bağı oluşturan kemik yapısıdır. Leğen kemiğin çok az hareket eden eklemlerden oluşan bağlarla birleşmiş ve dört parça kemikten meydana gelir. Erkek ve kadınlarda bulunan leğen kemiği aynıdır, fakat boyutu ve büyüklüğü farklıdır. Pelvis kemiğinin alt kısmında uyluk kemiği ve üstünde omurgalar la bağlanır, bacak ve vücut hareketlerinin büyük kısmını bu kemik oluşturur, kaslar la bağlıdır.

Pelvis vücudun dimdik ayakta durmasını sağlar, leğen kemiğini büyük ve küçük pelvisler oluşturur, bu kemiğin orta kısmında ve yan taraflarında iki adet eğik çizgiler şeklinde kabartılı görünüm iki dar kısımlı dır, büyük ve küçük leğen kemiği olarak ayrılır. 

Büyük leğen kemiği: üst darlık bölümünde bulunan ve kalça çukuru ile Sakrum'un yan parçalarının üzerinde duran boşluktur. 
Küçük leğen kemiği: pelvis boşluklarının alt kısmında bulunan boşluktur. 
Leğen Kemiği
İki pelvisi birbirinden ayıran özellikler ve görevleri:
  • Ortasında ve arkasında ve beşinci bel ve sakrum omurgalar arasındaki çıkıntılar.
  • Sakrum ve üinm parçaları ismiyle iki parçadan oluşan terminal çizgi,  peçten, ossis pupis, angulus pubicus ve arka dudaklar. 
  • Şekil itibariyle ve büyüklüğüne erkek ve kadın olarak değişir,  farklılık gösterir.
  • Geniş ve yayık şekli ile halka biçimine benzer.
  • İçerisinde birçok organımız bulunur. 
  • Bu organları koruyabilmek için vücuttan gelen ağrıları bacaklara gönderir. 
  • Yürümemizi sağlayan bacaklarımızın ağırlığını taşıyan köprü gibidir. 
  • Oturmamızı kartlarınızı yürümenizi ve hareket etmemizi sağlar. 
  • Bu kemiğin içerisinden büyük damarlar, sinirler, idrar yolları, sindirim sistemi ve üreme organlarımız bulunur.
  • Kadınların doğumu kolaylaştıran kemiklerin bulunduğu yerdir. 
]]>
Kuyruk Sokumu Kemiği https://www.kemik.gen.tr/kuyruk-sokumu-kemigi.html Sun, 09 Dec 2018 19:44:37 +0000 Kuyruk Sokumu Kemiği, insan vücudunda bulunan omurga yapısında bulunan, 33 parça omurun son parçasıdır. Bu kemiğe halk arasında büzdüm, poçik tıp dilindeyse, koksiks adı verilir. Kuyruk sokumu vücudumuzda bulunan diğer kemikl Kuyruk Sokumu Kemiği, insan vücudunda bulunan omurga yapısında bulunan, 33 parça omurun son parçasıdır. Bu kemiğe halk arasında büzdüm, poçik tıp dilindeyse, koksiks adı verilir. Kuyruk sokumu vücudumuzda bulunan diğer kemiklere göre çok daha hassas olduğu için en ufak bir düşme, sert bir zemine oturma veya çarpma sonucu kolaylıkla kırılabilir veya çıkabilir. Bu nedenle kuyruk sokumu ağrısından muzdarip olan bir çok kimse vardır. Kuyruk sokumu ağrısı kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülür. Bunun nedeni hamilelik sırasında vücut kendini doğuma hazırladığı için omurun alt kısmında bir takım değişikler olur, bu da bazı hamilelerde kuyruk sokumu ağrısına neden olabilir. Birde erkeklerin kalçaları kadınlara göre daha sıkı ve ortadadır. Bu da kuyruk sokumunu çarpma veya düşme sonucu kuyruk sokumunun zarar görme ihtimalini çok düşürür.

Kuyruk sokumu ağrısı tedavisi nasıl yapılır

Kuyruk sokumu tedavisi hastanın durumuna veya kuyruk sokumundaki soruna göre değişiklik gösterir. Hamile kadınlarda,makattan müdahale edilerek tedavi ediliyor. Bu uygulamada sadece kemiğe değil, yanlarında bulunan spazm olmuş kaslara da masaj yapılıyor. Özel bir tekniği olan bu masaj hastayı son derece rahatlatıyor. Kuyruk sokumunda bir çıkık söz konusu ise yerine oturtuluyor. Son derece güvenli ve anesteziye gerek duyulmayan bir tedavi yöntemidir bu. Hamileler arasında tercih edilmesinin nedeni de budur. 

Bütün dünyada uygulana ve kesin sonuçlar alınan bu yöntemin işinde uzman profesyonel kişiler tarafından yapılması gerekiyor. Halk arasındaki çıkıkçılara yaptırmak faydadan çok zarar verir. uygulamaya başlanmadan önce gerekli bütün tetkikler yapılıp ağrının nedeninin en iyi şekilde teşhis edilmesi şarttır.
Kuyruk Sokumu Kemiği
Hamile olmayan kişilere ise enjeksiyon tedavisi uygulanır. Öncelikle kuyruk sokumunun üç boyutlu tomografisi çekilir. Küçük milimetrik enjeksiyonlarla o bölgede bulunan ödem çözülerek ağrının azalması sağlanıyor. Bu uygulama ile kuyruk sokumunda yüzde seksen iyileşme sağlanmaktadır. Enjeksiyon yöntemi ile tedavi edilemeyen yüzde yirmilik kısım ise yine elle tedavi ediliyor. Hamilelere uygulanmayan anestezi hastanın isteğine göre bölgesel olarak uygulanabiliyor. Geriye kalan yüzde beşi ise son çare olan ameliyat yöntemine zorunlu kalıyor. Eğer ameliyatı gerçekleştiren doktor işinin ehli ise kesin tedavi sağlanmış oluyor. 

Kuyruk sokumu ağrılarının birde psikolojik nedenleri de vardır.Çünkü kuyruk sokumu ağrısı takıntı haline gelmeye meyilli bir ağrıdır. Bazı hastalarda tedavi sırasında psikolojik yardım almaları da tavsiye edilmektedir.
]]>
Elmacık Kemiği https://www.kemik.gen.tr/elmacik-kemigi.html Mon, 10 Dec 2018 02:59:25 +0000 Elmacık Kemiği, İnsan vücudunda kafa bölgesi yüzde bulunan yüzün kulak, göz, burun, göz ve çene arasındaki bölümünde yer alan çıkıntılı bir çift kemiktir. Elmacık kemiği yüzün göz, burun, ağız ve kulak alanını ko Elmacık Kemiği, İnsan vücudunda kafa bölgesi yüzde bulunan yüzün kulak, göz, burun, göz ve çene arasındaki bölümünde yer alan çıkıntılı bir çift kemiktir. Elmacık kemiği yüzün göz, burun, ağız ve kulak alanını koruyan bir kemiktir. Elmacık kemiğinin çeşitli çıkıntıları bulunur ve insan anatomisinin en hassas kemiklerindendir. Elmacık kemiği yaradılış itibari ile çok narin ve nazik bir kemik yapısı olan kemiklerdendir. Bu nedenle ufak bir darbeye karşı dayanıksız olan elmacık kemiği alınan darbe sonucunda insana çok sıkıntılı anlar yaşatabilir. Elmacık kemiği yüzün çift olan kemiklerinden biridir. Elmacık kemiği göz çukurlarının dış duvarının ve tabanının bir bölümünü oluşturulmasına yardım eder. Elmacık kemiği frontal, maksilla, sfenoid ve temporal kemikleri ile eklemlerde birleşen kemiklerdir. Elmacık kemiği bir anatomidir.

Biyoloji de anlamı; Zigomatik kemik yani yüzün yanlarında gözlerin altına doğru seyreden bir çift kemik

Veteriner anlamı; Os zigomatikum ya da zigomatikus yani göz çukurunun alt ve yan duvarını oluşturan kemik 

Elmacık Kemiği
Elmacık kemiği yatay kemeri; Göz çukuru altıyla elmacık kemiği altından kulak ortasına kadar uzanan yatay çıkıntıya denir. Gözle yanaklar arası kalan kemiktir. Elmacık kemiği çok hassas bir kemik olduğundan her hangi bir darbeye maruz kalarak kırıldığı zaman insana inanılmaz bir acı verir. Bu durumda hiç bir şekilde sarılma olasılığı olmadığından maske ile dolaşmak gerektirir.
]]>
Kemik https://www.kemik.gen.tr/kemik.html Mon, 10 Dec 2018 09:56:23 +0000 Kemik: Vücudu oluşturan dokulardandır ve en sert olanıdır. Ayrıca organizmanın kalsiyum depolarıdır. Kalsiyum bakımından zengin olduklarından oldukça serttir. Çok sert bir yapıya sahip olmalarına rağmen oldukça esnek bir yap Kemik: Vücudu oluşturan dokulardandır ve en sert olanıdır. Ayrıca organizmanın kalsiyum depolarıdır. Kalsiyum bakımından zengin olduklarından oldukça serttir. Çok sert bir yapıya sahip olmalarına rağmen oldukça esnek bir yapıdadırlar. Kemiğin, sert olmasını fosfor,mineraller ve kalsiyum sağlar. Kemik yaşayan ve gelişen bir yapıdır. Vücudun kalsiyumunun %99'undan fazlası kemiklerde ve dişlerde bulunur. %1'i de kanda bulunur. Kemikler canlı kemik hücrelerinden ve cansız ara maddelerden oluşur. Kemikler bebeklerde kıkırdak halindedir. Kıkırdak bir müddet sonra kemikleşir. Kıkırdak halinde olması bebeğin hareketlerinin esnekliğini sağlar. Bebekler doğumdan sonra bıngıldakları açık olur 1 yaşından sonra yavaş yavaş kemikleşir. Doğum esnasında bebeğe kalıcı hasarlar vermemesi için kemikleşmemiştir. Kemik yapı bakımından ikiye ayrılır. Bunlar; Sert kemik ve süngerimsi kemiktir.

Sert kemik : Sert bir yapıdadırlar. Dokusunda boşluklar yoktur ve gözeneksizdir. Sert kemiğin ortasında sarı ilik bulunur. 

Süngerimsi kemik : Gözenekleri vardır. İçinde düzensiz boşluklar bulunur. Bu boşlukların içinde ise kırmızı ilik bulunur. Süngerimsi kemik yumuşak ve esnek bir yapıya sahiptir. Kemikler sürekli kendilerini yenilerler. Genç kişilerde kemik oldukça dayanıklıdır. Kırıldığı veya çıktıkları zaman çabuk iyileşir. Ama yaşlılarda kemikler çok hassas olur bu yüzden de kemik kırıldığı zaman çok geç iyileşir. Ve çok çabuk kemikleri kırılırlar. Kemiklerin daha sağlam olması için kalsiyum içeren besinler tüketmeliyiz. Yeşil yapraklı sebzeler,süt,yoğurt,peynir,balık gibi fosfor  ve kalsiyum bakımından zengin besinler gibi kemiğin yapısını sağlam ve koruyacak besinler tüketmeliyiz. Bu besinleri düzenli olarak hergün yemeliyiz. Bebeklerde kemik gelişimi daha önemlidir. Yoğurt,süt,balık gibi besinleri yedirmeye özen göstermeliyiz. Kemiklerin dışında "periost" denilen kemik zarı bulunur. Kemik zarı, kırılan kemiğin onarılmasını,beslenmesini sağlar.  Kemikler şekillerine göre ;uzun kemik, kısa kemik ve yassı kemik olmak üzere üçe ayrılır. 
Kemik
Uzun kemik : uzun kemikler kol ve bacaklarda bulunur. Uyluk kemiği insan vücudunda ki en uzun kemiktir. 

Kısa kemik: Kısa kemiklerin boyu ve kalınlığı hemen hemen birbirine eşittir. Dışarıdan kemik zarı ile kaplıdırlar. Kısa kemiklerde kemik kanalı yoktur. El ve ayak parmaklarında bulunurlar. 

Yassı kemik:İskelet sisteminin bir parçasıdırlar. Dışarıdan gelebilecek etkenlere karşı koruyucu etki sağlamaktadır. İçeriklerinde bulunan kırmızı kemik iliği alyuvarları üretir. Kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin depolanmasını sağlar. 
]]>
Kürek Kemiği https://www.kemik.gen.tr/kurek-kemigi.html Mon, 10 Dec 2018 23:50:54 +0000 Kürek Kemiği; Omuzları kol kemiği ile beraber meydana getiren sırtın üst bölümünde yer alan yassı kemiğe, kürek kemiği adı verilir. Tıp dilindeki adı scapuladır. Sağ ve sol tarafta olmak üzere iki tanedir. Kaburgal Kürek Kemiği; Omuzları kol kemiği ile beraber meydana getiren sırtın üst bölümünde yer alan yassı kemiğe, kürek kemiği adı verilir. Tıp dilindeki adı scapuladır. Sağ ve sol tarafta olmak üzere iki tanedir. Kaburgaların üzerinde bulunur fakat kaburgalar ile tam olarak birleşmemiştir. Kol kemiğinin yuvarlak baş kısmı ile birleşip, omuz mafsalını oluşturur. Omuz mafsalı, kolun her türlü hareketinde rol üstlenen önemli bir mafsaldır. Kürek kemiği ayrıyetten köprücük kemiği ile de birleşme yapmaktadır. Fakat bu birleşim, omuzla olan birleşim kadar kadar önemli değildir. Kürek kemiğinin üç tane kenarı, iki tane yüzü, üç köşesi, bir çok çıkıntılı kısmı, girintisi, kabartıları bulunmaktadır. Omuzu ve kolu hareket ettiren kasların büyük bölümü, bu girinti, çıkıntı ve kabarıklıklara yapışmış durumdadır. 

Kürek kemiği kırıklarına oldukça az rastlanır. Kırık olduğu zaman, kırığın yerine göre değişik seviyelerde olmak üzere omuz ve kol hareketleri yaptırılamaz.
Çoğu omuz ağrısı durumu birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Fakat devam eden ağrılarda sebebini anlamak için bir MR veya diğer görüntüleme yöntemleri içeren bir değerlendirme yapılabilir. Problemin giderilmesi için tıbbi müdahale gerekebileceği gibi ev egzersizleri de yardımcı olabilir. Bu durumlarda yapılması gerekenler ise şunlardır;
Kürek Kemiği
  • Her türlü aktivite durdurulup, dinlenilmelidir.
  • Yanlış duruş ciddi ağrıları yol sebep olabilir. Duruş şekli ya da gece uyku pozisyonların ağrıya sebep olmaması için, düzgün duruşu şekli korunmalıdır.
  • Kürek kemiğini geri çekme egzersizleri sıkça tekrar edilmelidir.
  • Masaj teknikleri hakkında bilgiler edinilmelidir.
  • Şiddetli ağrılarda doktor tavsiyesi ile kas gevşeticiler kullanılmalıdır.
]]>
Burun Kemiği Ameliyatı https://www.kemik.gen.tr/burun-kemigi-ameliyati.html Tue, 11 Dec 2018 12:39:02 +0000 Burun kemiği ameliyatı, burundaki orta hatta bulunan kemik kıkırdak yapıdaki duvarda eğriliğin düzeltilmesi amacıyla yapılır. Bu sorun kişilerde doğuştan olabileceği gibi, sonradan gelişen etkenlerden de kaynaklanabilir. Burun Burun kemiği ameliyatı, burundaki orta hatta bulunan kemik kıkırdak yapıdaki duvarda eğriliğin düzeltilmesi amacıyla yapılır. Bu sorun kişilerde doğuştan olabileceği gibi, sonradan gelişen etkenlerden de kaynaklanabilir. Burun  kemiği eğriliği yani deviasyon kişinin nefes alma sorunları yaşamasına neden olur. Sağlıklı nefes almak oldukça önemlidir. Hastalarda burun tıkanıklığı gibi oldukça önemli yakınmalara sebep olan sorun, hastalarının daha çok efor harcadığı zamanlarda solunum güçlüğü çekmelerine neden olur. Sabahları kalkınca ağız kuruluğu, paslı ağız, geceleri horlama gibi etkilere sebep olur. Hastalarda ağız solunumu yaygın olduğundan, farenjit ve sinüzit gibi sağlık sorunları sıkça yaşanır. Ayrıca burun kanamaları görülebilir. Bu nedenlerle hastalara acil olarak burun kemiği ameliyatı yapılması gerekir. Bu ameliyatın uygulanması için hastaların en az 18 yaşında olması gerekir. Çünkü bu süreçte burun yapısı gelişiminin çoğunluğunu tamamlamış olur.

Burun kemiği ameliyatından önce dikkat edilmesi gerekenler

Hastaların kullandığı kan sulandırıcı ilaçların ameliyattan bir hafta önce kesmesi gerekir. Ayrıca ameliyat sırasında hastanın üst solunum yolları enfeksiyonu gibi rahatsızlıkları olmamalıdır. Hasta ameliyata her açıdan hazırlıklı olmalıdır.

Burun kemiği ameliyatı nasıl yapılır

Burun kemiği ameliyatında hedef burnun ön kısmındaki ve burun sırtındaki destek korunarak, burun içindeki kemik kıkırdak eğriliği düzeltmektir. Genellikle ameliyatta kapalı teknik kullanılır. Yani burun içinden kesi yapılarak, orta hattaki eğrilik düzeltilir. Eğer burun sırtında da eğrilik bulunuyorsa, burun estetiği ameliyatında olduğu gibi burun ucu altından kesi yapılır. Bu yöntemde açık teknik olarak tanımlanır.  Kapalı teknikte kalan izler görünürde belli olmaz, ancak açık teknikte ameliyat izleri daha belirgindir. Ameliyatın sonunda hastalarda genellikle tampon işlevini görecek silikon splintler kullanılır. Bunlar tampona nazaran hastanın daha kolay nefes almasına yardımcı olur. Ayrıca çıkarılırken burunda yapışmaya neden olmadıklarından, daha kolay, ağrısız, kanama olmadan işlem yapılır. Ameliyatta genellikle hastaların rahat etmesi açısından genel anestezi kullanılır.

Burun Kemiği Ameliyatı
Burun kemiği ameliyatından sonra dikkat edilmesi gerekenler

Ameliyat tamamlanınca hastalarda bir sorun olmadığı takdirde aynı gün taburcu edilebilirler. Burun içine yerleştirilen silikon splintler içindeki kanalların açık olması için spreyler ya da özel serumlarla yıkanır. Bunlar en az 2 gün süreyle burun içinde kalır. Bu süreçte burnun yıkanması gerekir. Ayrıca kabuklanmaların daha az olması için, nemlendirme özelliği olan damlalar kullanılır. hastanın her hafta kontrole gitmesi gerekir. Bu 1 ay boyunca devam eder. Eğer bu esnada nezle gibi burnu etkileyen rahatsızlıklar oluşursa, mutlaka bunun içinde tedavi uygulanır.

Burun kemiği ameliyatı komplikasyonları

Bu ameliyatlarda komplikasyon riski daha düşüktür. Ancak cerrahi bir girişim olduğundan kanama, enfeksiyon, hematom yani kan birikimi, burun içinde yapışıklık oluşması gibi yan etkiler her zaman vardır. Nadiren burun içinde septal perfasyon denilen delik oluşumu meydana gelebilir. Bunun oluşma riski % 1-2 oranındadır. Fakat hastalarda bir yakınmaya neden olmaz. Hastalar bir süre burun tıkanıklığı, kanama, kabuklanma, burundan ıslık sesi gelme gibi etkilere maruz kalabilir. Bunlara rağmen burun kemiği ameliyatı deneyimli bir uzman tarafından, uygun koşullarda yapıldığında oldukça risksiz bir operasyondur.
]]>